Galatasaray ateşle oynuyor

Geçen hafta Galatasaray'ın Göztepe'yi 3-1 yendiği maç yazısının sonunu şöyle bağlamıştım:

"Öyle gözüküyor ki, Galatasaray çok ağır yara aldığı Liverpool deplasmanında hem Osimhen ile Lang'ı kaybetmiş hem de özgüvenini. Osimhen ve Lang'ın eskisi gibi dönüşü, kendilerinin fizik yapısına ve sağlık heyetine bağlıyken, takımın özgüvenini yeniden kazanması da başta Okan Buruk olmak üzere teknik heyetin yapacağı mental yüklemelerden geçiyor. Gelgelelim, Göztepe maçı sonrası Okan Buruk'un açıklamalarına bakınca bunun çok da kolay olmadığı gözüküyor. Kocaeli'ne karşı şimdiden savaş baltalarını çıkaran, takım kadrosunun sızdırılmasına haklı olarak isyan eden Okan Hoca'nın önce kendisinin sakinleşmesi, olaylara uzak doğu bilgeleri gibi yaklaşması ve öfkeyle hırsı, intikamla rövanşı birbirine karıştırmadan oyuncularını motive etmesi gerekiyor. Galatasaray'ı kalan haftalarda şampiyonluğa taşıyacak en önemli anahtar sükûnettir. Unutulmalıdır ki, sakin güç her zaman kontrolsüz güçten daha etkilidir."

Şampiyonluk yolunda çok önemli iki puanın kaybedildiği Kocaelispor maçına ışık tutması açısından affınıza sığınarak o yazının son bölümünü tekrar buraya alma gereği hissettim.

Okan Hoca'nın yersiz söylemi pahalıya patladı

Eminim, Fanatik'ten benim naçizane yaptığım bu uyarıyı Galatasaraylı birçok akil insan da yapmıştır. Gerek kendi sosyal medyalarından gerekse Okan Hoca'yla yaptıkları yüz yüze görüşmelerde... Gelgelelim bir faydası olmadığı ortada. Okan Hoca'nın hiç gereği yokken, durup dururken, kazanılmış çok kritik bir maç sonrası maçı konuşacağı yerde Kocaeli maçını bir hesaplaşmaya döndürerek fitili ateşlemesinin sonuçlarını hafta boyunca ve maç sırasında gördük. Sıradan bir lig maçını ölüm kalım mücadelesine döndüren bu stratejik hata Galatasaray'a pahalıya patladı. Kocaeli'nde her ne olduysa mütekabiliyet esasınca Ali Sami Yen'de bunu rakibe yansıtmak yönetimin göreviydi ve sessizce yapılması gereken bir hamleydi. Ama önce Okan Hocanın, ardından bazı yöneticilerin yersiz beyanları üzerinde malum çevreler bir hafta boyunca tepindiler ve Kocaeli takımının sahaya inanılmaz bir motivasyonla çıkmasını sağladılar.

Yüzde yetmiş top hakimiyeti yetmiyor!

Bütün bu gelişmelerden sonra taraftarın beklentisi Galatasaray'ın sahaya çok daha iyi motive olmuş şekilde çıkacağı yönündeydi. Gelgelelim öyle olmadı. Tam tersi oldu. Çünkü hırsla öfkeyi, intikamla rövanşı birbirine karıştıran bir kafa yapısının sağlıklı düşünmesi, rakibi iyi analiz etmesi, doğru kararlar vermesi ve akılcıl bir planla sahaya çıkması mümkün değildir. Nitekim, ligde takım savunmasını en iyi yapan ekiplerden biri olan Kocaelispor karşısında Galatasaray, ilk yarıda yüzde yetmişle oyun hakimiyetini elinde tutmasına rağmen pozisyona girmekte bir hayli zorlandı. Çünkü bu topa hükmetme; yana, geriye, al gülüm ver gülüm şeklinde bezdirici bir pas trafiğinden ibaret. Doğru dürüst geliştirdiği tek kanat akınında golü bulmasına rağmen maç boyunca çok fazla kanat varyasyonu göremedik. Yapılmaya çalışıldığı zamanlarda da acemice ortalarla Kocaeli savunmasına antrenman yaptırdılar. Zaman zaman Sane'nin kişisel becerisiyle rakip defansı zorlasa da final paslarındaki artık bıktırıcı hale gelen yanlış seçimler sonucu ataklar sonuçsuz kaldı.

Selçuk İnan şah, Okan Buruk mat

Geçen hafta Göztepe karşısında boş alanlar bulan ve üç kez kaleci ile karşı karşıya pozisyonlar yakalayan Sallai sol kanatta bu kez etkisiz kalırken, Barış Alper de Hırvat Smolcic karşısında hiçbir varlık gösteremedi. İlkay ve Sara da oyunun genelinde rakip kaleden uzak oynayınca Galatasaray kendi sahasındaki en kısır 90 dakikalardan birini çıkardı. Kocaelispor'un ikinci yarının başlamasıyla birlikte ikinci bölgede yaptığı presi, birinci bölgeye kaydırmasıyla oyun kurmakta, top çıkarmakta, rakip kaleye gitmekte zorlanan Galatasaray'ın bu zafiyetinden Selçuk İnan arka arkaya yaptığı hamlelerle faydalanmasını bildi. Körfez ekibinin attığı golde pozisyonu hazırlayan Can Keleş, asisti yapan Tayfur Bingöl ve golü atan Petkovic 53 ile 64 arasında Selçuk İnan'ın sahaya sürdüğü üç isimdi. İkinci yarının başında oyuna aldığı Haidara ise orta alan üstünlüğünün Kocaeli'ne geçmesinin anahtarıydı