Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın kapağında, Şakir Kurtulmuş'un deniz kıyısında çekilmiş bir portresi ile karşılaşıyoruz.
Kitap, Özcan Ünlü'nün "Biz Seninle Şakir Abi" şiiriyle başlıyor.
"Biz seninle
Cebinde şeker ambalajına sarılmış
Bir yığın soru işaretiyle yaşamaya çalışıyoruz.
Deli gömlekli hastalarıyız hayatın
Seni ısıtmaz narın ateşi
Bana mavidir ten rengi narın"
Bu güzel şiirin ardından bir önsöz geliyor. Bu metin, tam anlamıyla bir girizgâh özelliğini taşısa da aslında kitabın bir özeti mahiyetindedir. Tanıtım bülteninde de belirtildiği gibi bu kitap, Kurtulmuş'un şiirini; dil, imge, mekân, metafizik duyarlık ve medeniyet düşüncesi eksenlerinde ele alarak şairin poetikasını bütüncül bir çerçevede incelemektedir.
Önsöz, Ünlü'nün şiire genel bir bakışı ve bu bakışının Şakir Kurtulmuş şiirine olan yansımasını kıyaslayarak başlıyor.
"Şiir bazen yalnızca bir estetik uğraş gibi görünür. Oysa bu şairlerde şiir aynı zamanda düşünmenin ve hatırlamanın yoludur. Şakir Kurtulmuş'un şiiri bu türden bir şiirdir. Onun dizelerinde su, yol, çocukluk, ev ve gece yalnızca imgeler değildir, insanın dünyayla kurduğu ilişkinin izleridir." (s.8)
Bu kısa mukayeseden sonra Şakir Kurtulmuş'un şiirinin yapısı ve onun üslubu ile ilgili değerlendirmeler geliyor. İşte bundan sonrası tam da kitap bittikten sonra söylenebilecek sözleri de içeriyor.
"Kurtulmuş'un şiiri gürültülü bir şiir değildir. Büyük iddialarla ortaya çıkmaz. Şiirini manifestolarla değil, hayatın içinden kurar. Bu nedenle onun dizelerinde çoğu zaman küçük ayrıntılar belirir: bir annenin sesi, eski bir evin avlusu, uzak bir yol, çocukların gülüşü. Bu ayrıntılar gündelik hayatın parçalarıdır ama aynı zamanda insanın varoluşunu düşünmeye açan kapılardır." (s.8)
Tanıtım bülteninde de bu duruma şöyle vurgu yapılır:
"Modern Türk şiirinin gürültüsüz fakat derin damarlarından birini oluşturan Şakir Kurtulmuş, şiirini büyük poetik manifestolarla değil, hafızanın, merhametin ve insanî deneyimin içinden kurar. Onun dizelerinde su, yol, çocukluk, ev ve gece yalnızca imgeler değildir; insanın dünyayla kurduğu ilişkinin sembolleridir."
Özcan Ünlü, bu kısa değerlendirmeden sonra Şakir Kurtulmuş şiirleri hakkında yazmaya niyetlendiği eserin oluşumu ve ilk zamanki planlama ile gerçekleşme arasındaki farklı gidişatı sebepleriyle izah etmiş. Zira yazar, başlangıçta Kurtulmuş'un toplu şiirlerinin olduğu bir dosyayı tarayarak çözümlemek ve onları belirli başlıklar altında tasnif etmek istemişse de inceleme ilerledikçe bu yaklaşımının bu şiirleri kuşatama anlamında dar kalacağını fark etmiş. Ona göre Kurtulmuş'un şiirleri, çözülmekten çok beklenilmeyi isteyen bir şiir özelliği taşıyordu. Hatta bazı dizeler açıklanmaya direnirken bazı imgeler de şiirin anlamını geciktiriyordu. Bazı susuşlar da söylenenden daha fazla yer kapladığı için bu çalışma, bir çözümleme metni olmaktan çok, bir eşlik etme çabasına dönüşmüş; şiirin önüne geçmeyen, onu zorlamayan, yalnızca yanında duran bir metin halini almış.
Ünlü, 160 sayfalık kitabını 16 ana bölüme ayırmış. Bu bölümler şunlardır:

31