Uçurum'un Kulübedeki Sır'rı

Geçtiğimiz yıl yayın hayatına giren Genç Hece Yayınlarından peş peşe yeni kitaplar çıkıyor. Son günlerde çıkan yeni kitaplardan biri de Mustafa Uçurum'un "Kulübedeki Sır" kitabıdır. 112 sayfalık kitapta, dört arkadaşın fantastik unsurlarla bezenmiş gizem dolu macerası anlatılıyor.

Kahramanlarımızdan Ali; 14 yaşında, neşeli ve cesur, her zaman bir maceranın peşinde koşan bir delikanlı. Diğer bir kahramanımız Zeynep ise 13 yaşında, sır peşinde koşan, meraklı ve hayalperest bir genç kız. Üçüncü kahramanımız Emre; 14 yaşında, sessiz ama düşünceli, babasının marangoz atölyesinde öğrendiği sabır ve ustalıkla her sorunu çözme istidadında bir delikanlı. Son kahramanımız Ayşe ise 12 yaşında, iki yıl önce şehirden köye taşınmış; çekingen yapısıyla köy hayatına yeni yeni alışan bir çocuktur.

Hikâyenin mekânı ise zamanın unuttuğu, tepelerin kucağında, ormanla çevrili yemyeşil bir vadinin ortasında sakin bir uykuya dalmış Yeşildere Köyü'dür.

Dört kafadar ormanın derinliklerinde, ağaçların sık gölgeleri arasında çocuklar, oyma ok işaretini takip ederek büyüklerinin yıllarca "oraya gitmeyin" diye tembih ettikleri sırlı metruk kulübeyi bulurlar. Kulübe; tozlu rafları ve gıcırdayan tahtaları, eski eşyaları ve gizemli işaretleri ile başlı başına çözülmeyi bekleyen bir muammadır. İçinde sakladığı gizemli eşyalar ve şiirlerle dolu bu sırlı kulübe, aynı zamanda bu birbirine kenetlenmiş dört çocuğa gizemli bir dünyanın kapısını da aralayacaktı. Ali'nin cesareti, Zeynep'in merakı, Emre'nin sağduyusu ve Ayşe'nin umudu, bu kapıdan süzülen ışıkta birleşecekti.

Gençler kulübede bronz bir anahtar, bir mendil, bir taş ve bir cam şişe bulurlar. Ali bronz anahtarı, Emre geçmişin kokusunu taşıyan işlemeli sırlı mendili, Ayşe gizemli cam şişeyi, Zeynep ise üzeri sembollü yontulmuş taşı alır.

Bir çekmeceden çıkan gizemli mektupta şunlar yazmaktadır: "Bu kulübe sırların bekçisi. Anahtar, yolun başlangıcı. Taş, işareti gösterir; mendil, geçmişi hatırlar; şişe güç verir. Ormanın kalbine git ama dikkat et, gölgeler seni izler."

Kulübenin sırları onları farklı bir dünya ile tanıştıracaktı. Bu dünyada şairlerin sözleriyle dans eden bir şehir, zamanın akmadığı bir orman, yıldızların şarkı söylediği bir gök ve masalların gerçek olduğu bir labirent vardır. Karşılarına gâh Efdal isminde bir şair gâh sırlı masallar söyleyen Masal Dede çıkar. Ancak her yolculukta peşlerinde onları takip eden gölgeler vardır. Gölgelerle yüzleşmek, ancak kalplerinden gelen sözlerin gücüyle mümkün olacaktır. Sonunda çocuklar şiirin ve masalın gücü ile tanışmış bir halde köylerine dönerler.

Kitabın tanıtım bülteninde de belirtildiği gibi Mustafa Uçurum, doğanın ve hayal gücünün iç içe geçtiği bu büyüleyici macerada, dostluğun, cesaretin ve sözün dönüştürücü gücünü anlatıyor.

Kitapta anlatının yanında aforizma tadında etkileyici sözler de metne ayrı bir güzellik katıyor:

Korku bizi dikkatli kılar. (s.35)