Hayatın koşturmacası içerisinde bazen en büyük hakikatler, çocukluğumuzda büyüklerimizden dinlediğimiz hayata dair hikmet dolu hikâyelerin, kadim kıssaların derinliklerinde saklıdır. Zaman zaman yaşadığımız olaylar bize bu hikâyeleri tekrar hatırlatır.
Uzun yıllar din görevlisi olarak hizmet eden, bu kutlu görevi ifa için emek veren Neslibey ÖZKAN hocamızın kaleme aldığı ve 2026 yılı yayımlanan "Zamanın Diliyle: Kıssalardan Dersler", tam da bu kadim bilgeliği modern insanın idrakine sunan kıymetli bir eser hüviyetinde.
354 sayfalık eserde, kadim kültürümüzün ve mensubu olduğumuz İslam Medeniyetinin vahiy ve Sünnet-i Seniyye ile teçhiz edilmiş, her biri bir rehber niteliğindeki 113 kıssa/menkıbe ve bunlara ait değerlendirmeler yer almaktadır.
Ön Söz'de belirtildiği üzere yazar, her bir anlatıyı dört aşamalı bir yolculuk şeklinde kurgulamıştır:
1. Hikâye: Olayın veya menkıbenin yalın ve sürükleyici bir dille aktarımı.
2. Hikâyenin Sessiz Yankıları: Metinden süzülen maddeli ibretler, ahlaki çıkarımlar ve analizler.
3. Penceremden Kısa Bir Bakış: Anlatılan kıssanın günümüz dünyasına, bireysel ve toplumsal yaşantımıza yansımaları.
4. Hikâyenin Ruhunu Kuşatan Söz: Anlatının özünü ve felsefesini özetleyen kelam-ı kibar veya özlü söz.
Yazarın eser boyunca sergilediği kuşatıcı üslup, onun sahip olduğu derin ilmi birikimin ve zengin hayat tecrübesinin satır aralarında nasıl harmanlandığını açıkça gösteriyor. Zira bu çalışma, sadece kuru bir hikâye derlemesi değil; olayları "Sessiz Yankılar" ve "Penceremden Kısa Bir Bakış" başlıklarıyla bugünün dünyasına taşıyan analitik bir tefekkür yolculuğunu ihtiva etemketedir. Yazarın zaman zaman metinlere serpiştirdiği ince nükteler, okurun yüzünde tebessüm oluştururken aynı zamanda hakikati en sade ve etkili yoldan okurun zihin ve gönül iklimine adeta nakşediyor.
Özellikle uzun yıllar sahada insanla ve toplumla iç içe yaşamış, onların dertleriyle hemhal olmuş bir din adamının; görev yaptığı camianın sorunlarını çözmek adına soyunduğu sendikacı kimliğinin esere yansıyan çözüm odaklı, kuşatıcı ve kucaklayıcı dili hemen hissediliyor.
Eser derin ve hikmet dolu muhtevası ile kürsüde, mihrapta ve hayatın her alanında halkla doğrudan temas eden din görevlileri için adeta bir başucu kitabı niteliği taşıyor. Görev icabı insanlarımızı irşat eden, toplumsal sorulara hikmetli ve kuşatıcı cevaplar arayan her imam hatip, bu kitapta hem kendisine yöneltilen sorulara hikmetli cevaplar bulacak hem de minberde ve kürsüde cemaatine hitap ettiğinde vaazlarına zenginlik katacaktır.
Aslında eseri sadece din adamlarına hitap eden bir eser olarak değerlendirmek, esere ve bu eserin oluşması için tüketilen emeğe de saygısızlık olur. Eserin; içinde yaşadığımız seküler bunalım çağında iman ve inanç temelli sorunlara cevap arayan toplumun her kesimine hitap ettiğini de belirtmek gerekir. Psikologlardan yaşam koçlarına kadar farklı kapıları aşındırarak bir çıkış yolu arayan çağımızın insanı bu hikmet deryasında illaki sorularına ve sorunlarına cevap bulacaktır.

15