"Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacak"

Fon skandalı, fon yolsuzluğu, fon manipülasyonu... Ne demek gerek, bilmiyorum. "Foncular" diyor kimileri. Hakaret jargonumuza yeni bir kelime eklenmiş olabilir. Haksız kazanç sağlamanın bir türü olarak fonculuk... Konunun teknik tarafı da epey detaylı. Dolayısıyla insan yazarken biraz tereddüt ediyor ama okuryazar vatandaş az çok borsanın neden var olduğunu ve nasıl çalışması gerektiğini biliyor. Borsayı kumardan ayıran temel prensibin ne olduğunu da gayet iyi biliyor. Hisse senedi denilen şey bir ortaklık türü. Borsada işlem gören kâğıtların gerçek değerleri ise o şirketin reel sermayesiyle doğrudan orantı. Mantık da aşağı yukarı şu: Birileri işini büyütmek istiyor, işini büyütebilirse daha fazla istihdam yaratacak, ekonomik büyümeye katkı sağlayacak. Birileri de tasarruflarıyla tek başına bir iş yapamıyor ama birikimiyle borsadaki bir şirketin kâğıtlarından alarak ortak olabilir. Böylece hem satan hem alan hem de ekonomi kazanır. Tabii ki kazanmak gibi kaybetmek de işin doğasında var. Şirketleri iyi analiz eden yatırımcılar reel gelirlere, şirketin büyüme hızına, hormonlu olup olmadığına bakarak yıllık ya da 5-10 yıllık grafikleri inceleyerek karar veriyorlar. Yaş tahtaya basmamaya çalışan bilinçli yatırımcı genelde sazan gibi, "Bu kâğıt çok hızlı yükseliyor," denilince üstüne atlamıyor. Atlayanlar ya bu işlerin çok cahili oldukları için dedikodu bulutu şeklinde çalışan manipülasyona alet oluyorlar ve silkeleniyorlar ya da zaten bizzat o ekibin bir parçası olarak işin içinde bulunuyorlar.

***

Borsa okuryazarı olmayan ben bile bu kadar şey bildiğime göre, herhâlde on binlerce şirket içinde adı geçenleri seçenler için en azından kısa yoldan zengin olmak isteyen ve hırsının kurbanı olan kişiler diyebiliriz. Bu sadece "İyi kazandıran, temettü veren bir kâğıt var, sen de alsana," diyenlerin gazına gelenler için söyleyebileceğimiz şey. Üstelik onlar için de zararın telafisi gerekiyor mu emin değilim. Zira borsada kazanmak da var, kaybetmek de. Batan fonların mudilerinin ana paraları iade edilirse şayet borsanın rutin işleyişi içindeki kaybedenler bizim günahımız ne diye sormayacak mı

Başından beri işin içinde olanlar, yani düzeneği kuranlar, keriz silkeleyerek şirketleri hayalî olarak büyütenler, kendi aralarında al-sat yaparak bir yıl içinde bir şirketin 9 milyar lira olan piyasa değerini 620 milyara uçuranlar falan... Onlar için yapılması gereken yapılıyor. "Kime dokunursa dokunsun, sonuna kadar gidilecek" olduğunu bilmek vatandaşın sarsılan güvenini temin için çok önemli.