"Silivri vesayetinde siyaset" nereye kadar

CHP'deki kriz hızla parçalanma sürecine doğru ilerliyor. Hukuki meşruiyet krizi, Özgür Özel ve ekibi tarafından fiilî iktidar krizine dönüştürüldü. 21 Mayıs 2026'da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği "mutlak butlan" kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile 38. Kurultay öncesindeki parti organları göreve çağırılmış oldu.

Özel ve ekibi ise fiilî durum oluşturup önce Kılıçdaroğlu'nu Genel Merkez'e sokmamaya çalıştı. Söğütözü'ndeki CHP Genel Merkezi'nde ibretlik görüntüler yaşandı. Ardından Meclis Genel Kurulu'nda kimin konuşacağı tartışması çıktı. Özgür Özel ve ekibi, kürsüyü Kılıçdaroğlu'na bırakmamak için geceden Meclis'te pozisyon aldı. Genel Merkez'deki tatsız görüntülerin Meclis'te de yaşanmaması adına Kılıçdaroğlu geri adım attı ve grup toplantısını Genel Merkez'de yaptı.

Birbirini takip eden hamleler gelmeye devam etti. Özgür Özel ve ekibi, bir an evvel kurultaya gidilmesi için fiilî durum oluşacağı düşüncesiyle Parti Meclisi'nden istifa etme kararı aldı. Fakat bu hamle istedikleri sonucu doğurmadığı gibi, böylece partinin en önemli organını da Kılıçdaroğlu'na bırakmış oldular. Ardından Kılıçdaroğlu, disiplin ve partiden ihraç mekanizmasını gündemine aldı. Özgür Özel'in etrafını da boşaltacak olan ihraçlardan sonra Kemal Kılıçdaroğlu için CHP'yi yeniden dizayn etmek bir nebze de olsa kolaylaşabilir.

Karşımızda iki farklı aktör var. Kemal Kılıçdaroğlu sakin; iki yıl beklemiş ve adımlarını daha soğukkanlı atıyor. CHP'yi yolsuzluk, rüşvet ve her türlü kirli ilişkiden arındıracağını söylüyor. Daha yavaş ama daha emin adımlarla yürüyor izlenimi uyandırıyor. Yarı açık, yarı kapalı, CHP'nin "İmamoğlu'nu kurtarma partisine" dönüştürüldüğünü söylüyor.

Özgür Özel ise fevri, retoriğe abanan, bir adım sonrasını çok da düşünemeyen, belki de zaten onun yerine düşünen biri adına hamle yapan izlenimi veriyor. Evet, çok yıpratıcı bir süreci göğüslemiş bir profil çiziyor ama bu mücadele, proaktif bir siyaset izlendiği anlamına gelmiyor. Sert söylemlerle, sert hamlelerle CHP'ye zarar veriyor.

Kararın ardından geçen üç haftanın sonunda konu artık siyasi ve hukuki meşruiyet tartışmasının ötesine çoktan geçmiş durumda. Özel-İmamoğlu ekibine belli bir kesim, ayrılıp yeni parti kurmaları gerektiği aklını veriyor. Kılıçdaroğlu ise partinin parçalanmasından yana olmadığı izlenimi veriyor. Sanki Özgür Özel'e, "İmamoğlu vesayetinden kurtul da gel" der gibi. İhraç listesine almıyor. Sonuçta bunlar tek başına alacağı kararlar olmadığı için ve CHP'yi bölenin kendisi olmadığı algısını oluşturmak için de Özel'e şimdilik dokunmuyor. Ama günün sonunda Özel-İmamoğlu tayfası CHP'de barınabilecek gibi değil. Yeni bir partiye yükledikleri anlamın ise şimdilik köpüğü çok fazla. Bu aksiyonu almaları hâlinde ve sular durulduğunda gerçekleri görecekler, hep beraber göreceğiz.