Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM'deki ilk hitabı 2005. 2014'e kadar Başbakan sıfatıyla iki senede bir BM Genel Kurulu birleşimlerine Erdoğan katıldı. 2014, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk katılımı. O tarihten bu yana her yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM kürsüsünden hitabı oldu. Dönüp şöyle bir baktım, 16 kez bu kürsüden yaptığı konuşmaların temaları neydi diye. Önceki gün 81. birleşimde yaptığı efsane konuşmanın benzerleri çıktı karşıma. Bir kısmını bizzat BM salonunda dinlediğim konuşmalarında hiç atlamadığı konu, Filistin halkının yaşadığı zulüm ve İsrail'in işgal politikasıydı. Dönem dönem tonu değişse de her hitabında Filistin'i konuştu. İsrail saldırganlığı arttığında Cumhurbaşkanı'nın seçtiği cümleler de sertleşti. Özellikle 7 Ekim 2023'ten sonra İsrail soykırımını durdurmak adına BM kürsüsünden tüm liderlere seslendi. Tıpkı 81. BM Genel Kurulu'nda olduğu gibi, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin çözümün en birinci şartı olduğunu tekrar etti ve tüm liderleri bunun için seferber olmaya çağırdı.
***Hiç değişmeyen diğer başlık ise terörizmle mücadele. Terörizmle mücadelenin uluslararası bir anlayışla yürütülmesi gerektiği, mücadelenin ancak böylece etkin edilebileceği ve devletlerin terör örgütleriyle iş birliği yapmasının yanlışlığı neredeyse tüm konuşmalarının ortak temasıydı. PKK, DEAŞ, FETÖ gibi terör örgütlerinin Türkiye'nin canını yaktığı dönemle sınırlı kalmaksızın Cumhurbaşkanı Erdoğan uluslararası alandaki diplomatik etkisini uluslararası terörizmle mücadele adına hep kullandı. Nerede meydana gelir ve kimi etkilerse etkilesin, terörizmin küresel ölçekte sonuçlar doğurduğunu, dolayısıyla "bize dokunmuyor nasılsa" deme lüksümüzün olmadığını ifade etti.
Ve tabii ki "Daha adil bir dünya mümkün" ve "Dünya beşten büyüktür" mottoları Erdoğan'ın BM konuşmalarının en seçilen temalarını oluşturdu. Özellikle 2005'e baktım. Başbakan sıfatıyla katıldığı bu ilk zirvede BM'nin mevcut yapısına ve işlevine dair bir şey söylemiş mi diye. Evet, "İlk kez geliyorum, hele bir ortama bakayım." dememiş. Tam aksine, BM'deki temsil krizine daha ilk konuşmasında yer ayırmış. "Kendisini yenileyen, daha demokratik ve şeffaf olan, bütün üye devletlerin ortak iradesini temsil edebilen" bir BM yapısının uluslararası ihtilaflara çözüm üretmede ve küresel barışın temininde, Kuzey ile Güney arasındaki gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilmesinde daha etkili olacağını söylemiş.
***Erdoğan o gün bugündür sair temaların yanında bu üç konuyu sadece BM marjında değil, neredeyse tüm uluslararası kürsülerde tekrar ediyor. "Dünya 5'ten büyüktür" mottosu Erdoğan ve Türkiye markasının serlevhası hâline geldi. Bu sayede Erdoğan ismi dünya basınında "Filistin'in sesi" olarak yankılanıyor. Cumhurbaşkanı'nın bu kürsüden yaptığı hitapların etkisi yadsınamaz. Güçsüz ülkelere özgüven aşıladı, Macron gibi liderlerin bile bugün Filistin konusunda daha cesur konuşabilmelerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kitabın ortasından konuşmaktan çekinmeyen tavrı tarzı etkili olmuştur.

1