Fenerbahçe çok fazla üst sıraları zorlama niyeti olmadan çıktığı karşılaşmada rakibi ile karşılıklı atılan gollerle berabere kaldı ve Avrupa Ligi'nde ilk 24'e adını yazdırdı.
Fenerbahçe öyle bir takım ki asla ve asla rahatlamaya gelmiyor. Maçın 30. dakikasına kadar müthiş oynamışsın. Savunma da dikkatli. Hücum da etkili, rakibe "ben bu takımı yenemem" duygusunu şırıngalamışsın ve öne de geçmişsin.
Sonra birden fişi çekiyorsun...
Rakip cesaretleniyor, orta alan bomboş kalıyor ve rakibe 4 net gol pozisyonu veriyorsun. Allah'tan sahneye Ederson çıktı. Doğru yerlerde durdu, doğru müdahaleler yaptı. Tecrübesini konuşturdu.
Yani bu rahatlamanın bedelini neredeyse ödüyordu Fenerbahçe.
İlk yarıda Fred maça çok iyi başladı. Nene, Semedo iyi çalıştı. Kerem ve Mert Müldür rakibin sağ kanadını yıprattı. Talisca orta alanda iyi top dağıttı. Oyunu iyi açtı. İlk 24'ün garanti olması da futbolcuları otomatikman etkiledi. O yüzden başlangıçta yakaladıkları ritmi sürdüremediler. Kısaca aktif dinlenmeye geçtiler.
2. yarı Fenerbahçe açısından vasat geçti. Tek farklı galibiyeti yeterli görüp oyunu idare etmeye çalıştılar. Ancak ev sahibi takımın atakları ilk yarıdaki kadar yoğun olmasa da tehlike yarattı. Ancak Ederson kalesinde yine başarılıydı. Ama öyle bir pozisyon oldu ki artık Ederson'un yapacağı hiçbir şey yoktu. Mert Müldür'ün uyuması ve arkadaki adamın farkında olmaması skoru eşitledi. Fenerbahçe golü yedikten sonra sazı yine eline aldı. Ancak bu kez de rakip kaleci etkiliydi.

23