Leblebi çekirdek

Galatasaray son yılların en rahat deplasman maçını oynarken sıkmadan, gerilmeden, sinirlenmeden, zorlanmadan farklı bir şekilde galip geldi.

Ancak 4 yıldır şampiyon olan takımın oynadığı futbolun üstüne sürekli bir şeyler kattığını söyleyebilir miyiz Kesinlikle hayır. Bu tartışılması gereken bir konu.

İlk yarıda Galatasaray terlemeden maçı üçledi dersek yalan olmaz.

Erzurumspor'un yetersizliğini o kadar iyi değerlendirdi ki Galatasaray. Zaten ilk kornerle işi bitirdi. Gerisi de çorap söküğü gibi geldi. Galatasaray ligde bu tip takımları leblebi çekirdek gibi yer. Hiç aman vermez.

2. gol kötü bir pas hatasıyla geldi. 3. gol kalecinin çalım sevdası yüzünden... Ve ilk yarıda herşey bitti.

Okan hoca sanıyorum Çorumspor karşısında başına gelenlerden korktuğu için Lemina'yı savunmasına gömdü. Aslında iyi de yaptı çok kritik pozisyonları kesmeyi başardı.

2. yarı için sıkıcı bir 45 dakika izledik. Üç puanı ilk yarıda garantileyen Galatasaray bu yarıda oyunun kontrolünü hiç bırakmadan al gülüm ver gülümle idare etti. Bir iki fırsatta yakaladı. Bunlardan bir tanesinde son dakikalarda Osimhen bir gol daha attı.

Bu maç Galatasaray'a sadece moral açısından olumlu şeyler verdi. Ancak şu gerçek bir daha gözüktü ki Osimhen bu takımın her şeyi. Adam rakip güçlü zayıf hiç fark etmiyor, aynı heyecan aynı heves ve hırsla mücadele ediyor. Hatta bu hırsı yüzünden bence farkında olmadan kendi takım arkadaşlarını bile azarlayabiliyor. Adamın bir striker için doğal yetenekleri var. Örneğin attığı ilk golde ve kendi ikinci golünde bunu net olarak anlayabilirsiniz.