Korkunç bir mücadele

Yağmur altında müthiş bir mücadele vardı. İki iyi takımın korkunç futbol savaşı belki de bu kupanın en iyi maçını bizlere izletti.

Son zamanlarda gördüğüm en iyi Avrupa kupası maçlarından birisiydi. Ama özellikle 2. yarı kaçan gollerden sonra Fenerbahçe çok da hak etmediği bir yenilgi aldı.
İlk yarı belki pozisyon zenginliği yok ama müthiş bir mücadele izledik. Hem Fenerbahçe hem Aston Villa bir an olsun oyundan düşmedi. Fenerbahçe ilk yarıda oyunu kontrol etmeyi planladı. Bunu iyi de becerdi. Rakibine net pozisyon vermedi. Hem Jayden hem de Skriniar çok dikkatliydi ama İsmail'in arkasını düşünmeden alamayacağı topa çıkması orada bekleyen Skriniar'ı bozdu ve takımımızı geriye düşürdü.

Öyle bir 45 dakikaydı ki, hata yapan kalesinde golü görebilirdi. O hatayı Fenerbahçe yaptı. İngiliz takımı ise bir kere bile hata yapmadı. Ve genel olarak sergilediği futbolla bu sene İngiliz liginde neden başarılı olduğunu bize gösterdi.

Fenerbahçe'de Semedo ve Kerem kanadı hiç oyuna giremedi ve etkili olamadı. O yüzden pozisyon açısından fakir gözüktü Fenerbahçe. Sadece Asensio'nun etkili olduğu anlarda rakip kaleye sarkabildiler. Tabii o kanadın kötü olması defansif anlamda da takımı zorladı.

İlk yarının en etkili ismi ise şüphesiz Mert Müldür'dü. Öyle ki Mert'in çok gününde olması nedeniyle rakip ataklarını sürekli sağdan geliştirmek zorunda kaldı.

İkinci yarı müthişti. Öyle anlar oldu ki Aston farkı açabilirdi, Fenerbahçe golü atsa belki de kazanırdı. Ama futbol öyle bir oyun ki bazen sonuçları şaşkınlıkla karşılıyorsunuz. Şu ikinci yarıdan bir gol çıkmadı. İki kalede de onlarca pozisyon yaşandı ama tek gol olmadı. O kısır ilk yarıda atılan bir golle maç bitti.

Tabii bunda kalecilerin de rolü büyüktü. Aston'un sözde yedek kalecisi Bizot'un ikinci yarı kaç tane kurtardığını sayamadım. Ama tabi bazı topların üstüne gelmesi de onun şansıydı. Ederson ise kurtarışlarıyla takımını oyunda tuttu.