Yazar, Türk futbolunun temel sorununu para ve çıkarcılıkla yönetilen kulüplerden çok, parayla şımartılan oyuncuların ruhsuz futbolu ve lider figürlerin ahlaksız davranışlarında görüyor. İkinci olarak, Fenerbahçe-Galatasaray derbisine giden yolda her iki takımın da sportif ve ahlaki değerlerini kaybetmiş olduğunu iddia ediyor. Çirkinliğin her sözünün can bulurken, futbolun para ve sızlanmak uğruna ruhundan vazgeçtiği bir sistemde, derbi kampyonluğu yazının gözünde anlamsız bir sevinç olacak değil mi?
Kulüplerin başına ne geliyorsa, gerçeklere kapalı gözleri paradan başka bir şey görmeyen cahil yöneticilerden, menajerlerle birlikte kulüplere "kakalanan" yabancılardan ve giydikleri formanın asaletini hissetmeyen ruhsuz yerlilerden geliyor. Nasılsa her kulübün borcunu üstlenecek bir toplum bu ülkede mevcut. Kaybedince gözyaşı kanalları da tıka basa dolu.
Yapılan bir araştırmaya göre bir kadın ömür boyunca 16 ay ağlıyormuş.
Erkek oyunu diye bellenen futbolda erkekler her gün ağlıyor. Meseleyi tartıya koyarsak, kadındaki yüreğin zerresi erkeklerde yok demektir.
Erkeklerin gurura mahsuben ağlamadığını düşünen varsa, gerçek gurur; ayaklarının altındaki dünya bitse de ateşlere basa basa yalınayak yürümektir, sahada yürümek ve oturduğu koltukta "sözyaşları" üretmek değil.
Ligin tepesindeki iki takımın oynadıkları futbola ve yürüdükleri yola bakın! Her takım hak ettiği neticeyi oluşturan sebepleri kendi içinde aramalı. Fenerbahçe ve Galatasaray'da parayla şımartılmış çuvalla adam vardır da ruhsuzluğun yazdığı kadere mahkum olmaktansa, kaderini mücadele ederek yazmayı düşünen kaç futbolcu vardır Mumla arayın belki bulursunuz.
O yüzden iki takım da aynı şarkıyı söylüyor; "yok birbirimizden farkımız, tek farkımız tribündeki şarkımız!" Bu takımların derbisinden ne olur
Okunmadan atılan reçeteler, peçete muamelesi görürse, bazıları dünyanın kaç bucak olduğunu da görür. Ha bu hafta sonunda ha ligin sonunda!
İskeletlere yapılan makyaj bu kadar.
Boyalar akıyor. Yüz milyonlarca Euro harcayıp kulüpleri batmanın eşiğine getirenler şimdi paçayı kurtarmak için "bir maça" bakıyor! Pazar günkü derbiden sonra bir takım sağ kalacak zannetmeyin, aslında onların ikisi de ölü.
Bu futbolla ikisinden biri şampiyon olsa ne yazar! Birinin teknik direktörü masanın üzerine çıkar analara söver, diğerinin kaptanı bacak arasına sokup taraftara gösterdiği kirli eliyle kupayı kaldırır!
Edepsiz tavırların bile itibar görmesiyle, zarafetin kalbinin durması arasında bir yakınlık varsa, derbilerin asil biçimde başlayıp bitme ihtimali kalmamıştır. Futbolun kalite adına yeni bir teori geliştirecek gücü de yoktur!
Onlar da ayrı konu!

8