Öpülecek eller!

Ne kadar kırmızıyız ne kadar beyaz. Tarihimizde hiçbir takımımız kadın voleybolcularımız kadar görkemli bir başarı elde etmedi. Hiç bu kadar zarif ve inançlı bir spor topluluğu görmedik.
Yüklendikleri ideal sahaya yürek koymaksa koydular. Sporun 'sanat dalı' olduğunu yıllardır gösteren ve Avrupa Şampiyonu olan kadın voleybolcuların bir kez daha ellerini öpüyor alnıma koyuyorum. Kadın sporcuların temiz elleri futbolun kirli ayak oyunlarından bin kere değerlidir! Futbolun kültürü ne zarafete müsait ne asalete!

Derbide gördük ki Beşiktaş'ta iyiye giden çok şey, Fenerbahçe'de kazanmak adına hiçbir şey. Beşiktaş'ta dirilen bir akşam, Fenerbahçe'de formaların içinde ölü bedenlerle yitirilen bir akşam! İki teknik adam arasındaki "düşünce ve kalite farkı" meselenin diğer özeti.
Sebepler sezon başında sorgulanmazsa, sezon sonundaki sonuçlara katlanmak kaçınılmazdır.
Kaç yıldır kaderin rotasını kendi elleriyle değiştirenler biraz da kendilerini değiştirsin. Yapılan transferlerle eskisinden güçlü olduğu varsayılan Fenerbahçe'nin "kendini imha planı" yine yürürlüğe girdiyse, bu takımın yoldan çıkma ihtimali de göz ardı edilmesin.

Düşüncede cesur olduğun zaman, futbolun korkulacak değil yaşanacak yanları var. Fenerbahçe'nin futbol oynaması için ruhen ve fiziken saha içinde 'yapılanması' her şeye yeter.
Bunun tercümesi; '90 dakikayı ciğerine çek, küreğini kendin çek. Sahte pozlar verme. O zaman kendini futbol olarak da keşfedeceksin ruh olarak da.' Ama elindeki güçle bile baş edemeyen bir teknik adam, çaresiz duruşunu değiştirmezse yapacak bir şey yok. Bu takım geçen sezon santrfor sorunuyla şampiyonluk verdi, şimdi Vedat Muriç gibi rakip savunmayı bir şekilde rahatsız eden adamın yanına maç içinde takviye yapmak gerekirken, onu sahadan almak yaratıcılıksa buyurun bütün altın harfler sizindir.

Beşiktaş iyi takım olma yolunda. Trossard harika bir kumaş. Vlahovic gerçek bir santrfor. Her şeyden önemlisi futbolu okuyan ve takımını Saracoğlu'nda "çaresiz misafir" konumuna sokmayan Italiano'nun cesareti ve duruşu. Bu ülkeye bildiklerini unutarak gelmemiş. Eldeki yetersiz adamları bile farklı şekilde kullanmayı deniyor.

Galatasaray'da attığı golden sonra sakatlanıp çıkan Osimhen'e baktım. 'Saha dışında bile ayakta duramayan bu adama karşılık, saha içinde ayakta duramayan adamlar ne olacak' derseniz, onun cevabını da bazılarına iltimas geçen Okan Buruk'a bıraktım.