Hiç kuşkum yok!

Aziz Yıldırım dürüst adamdır, yiğit adamdır. Er niyetine konuşur. Yanlış adamların her niyetine karşılık söyleyecek bir sözü vardır. Hele kızına karşı söylenen her sözün onda haklı olarak karşılığı vardır. O yüzden kurduğu her cümlenin arkasındayım!

Aziz Yıldırım seçim kaybetse de görkeminden bir şey kaybetmemiştir. Bu özel insan Fenerbahçe'ye hem cebinden hem yüreğinden hem de ömründen verdi. Şimdi "ben hırsız yakalamaya gelmedim" diyorsa, kulübün içinde garip bir borç sarmalı oluştuğu ve ortada tersine işleyen bir şeyler olduğu muhakkak.

Aziz Yıldırım'ın başkanlığı kaybetmesinden sonraki ikinci dönem yazmışım. "Fenerbahçe'nin büyüklüğü para harcamakla ve şampiyonluğu dilden düşürmemekle elde edilmiş bir gerçek değildir. Bu kulübün öznesi aydınlıktır, o yüzden karanlığa göz kırpan düşünceler bu kulüpte ömür boyu yasaklıdır. Ama o yasak sessizce kaldırıldıysa, Aziz Yıldırım'ın verdiği hayati mücadeleye bile sırtını dönenlerin gözleri zor açılır." Öyle oldu zaten!

O kulüpten içeri girmemesi gereken adamların varlığına alkış tutanlar "dış güç" masalına yönelirken, içeride olanlara göz atmadı. O yüzden yanlışlar yenisini doğurdu. Hem transfer konusunda hem de yönetici katında! Akıl satanlar yolunu bulurken Fenerbahçe'nin yolu tıkandı. Polemik yaratmakla takım yaratmak arasında her mevsim bir günah keçisi bulunurken, gerçek suçlular arada kaynadı! Özellikle de futbolcular!

Fenerbahçe'ye yapılan haksızlıkları inkar edemem. Gömlekler yıkandıkça lekeler kaybolabilir ama hafızada yer eden kirler kaybolmaz! Bir düdükle şampiyonu belirleyen Bülent Yıldırım, Serkan Çınar, Ümit Öztürk gibi hakemleri de gördü bu ülke! O zamanlar yazmışım; "Futbol sahada oynanan oyundur, oyun içinde oyun değil. Futbol sahaları kabadayı ağaların gözünün içine bakan hakemlerin otlağı değilse, kusura bakmasınlar ama büyük resmi görenler de koyun değil." O yüzden her şey yürek tarihine kayıtlıdır, vicdanını yitirmediyse!

Bu takıma haksızlık yapıldığı zaman nasıl ayağa kalktıysak, Fenerbahçeli yöneticiler, futbolcular ve medyadaki troller haksız yere sızlandıkları zaman da ayakta durduk. Kaç sezon ligin ilk yarısını Fenerbahçe'nin uzak ara lider kapayacağını ve şampiyon olacağını düşündüm ama başlangıçtaki Fenerbahçe'nin kendinden uzaklaşma ihtimalini ve futbolculardaki havalanma katsayısını hesaba katamadım. Şampiyonluğa açılan pencerede sisler görüntüyü engellerse talih de yaver gitmiyor. Sıradan bir takım haline dönüşmenin nedenleri, sorumluluk verilmeyen futbolcular ve tribüne oynamayı tercih eden yöneticilerdi. Fenerbahçe forması içinde hayat bulmayan aşk, futbolcuların dilinde gezinir, o futbolcular da sahada gezinir! Fenerbahçe'nin kendi eliyle teslim ettiği şampiyonluk sayısı da az değilken, beceriksiz yöneticilerin ve sorumsuz futbolcuların aynaya bakması gerekirdi.