Film gibi!

İnançlı mücadelenin kendine has armonisi vardır hem rakibi sindirir hem kazanma sadakatinin dışa vurmasının sebebi olur. Fenerbahçe'nin Samsun'da kazanmasına gerekçe olan gerçeğin tanımı buydu. Sahada görünen kaliteyle, gerçek anlamda henüz alınmayan randıman birleşirse o zaman takım olma gerçeğinin tanımı yerine oturur. Şapkadan tavşan çıkarmaya gerek yok, işçi tulumu yeterli.
Çoğu zaman kenarda bırakılan ve hatta gönderilmesi düşünülen Oğuz Aydın için iki sezon önce yazdığım cümleler önümde duruyor. "Bu adamın sezon başından beri gizlendiğini zannetmiyorum, herhalde idmanlarda iyi izlenmemiştir." Adı yabancı olsa, emin olun ki Oğuz'un yeri daha garanti olurdu. Çünkü yerli yeteneklere 'yabancı' olmak bu ülkenin yasası. O yüzden Oğuz gibilerinin tırnaklarını kazıyarak verdiği mücadele tırnak içine alınmalı. Hakemler izin verdikçe ve işlerine geleni görmezden geldikçe, zalim bir virüs bütün futbolcuları sarıyor ve ummadık isimler kendilerini sıraya koyuyor. Yazık oluyor çok yazık. Rakibinin bileğine basan Semedo'nun hareketi kesinlikle kırmızı kart.
Galatasaray'da varsa yoksa Osimhen. Bütün takımı tek başına sırtlıyor. Gerçek yürek hamalı. Bir insan formasına bu kadar mı sadakat gösterir, mesleğine bu kadar mı saygı duyar Elinden gelenin fazlasını vermeye gayret eden kaç futbolcu var bu ülkede Pozisyonlardaki duruşu yanardağ soluması ama bu sorumluluk ve böyle yolculuk bir futbolcuyu fena halde hırpalar. Kendisine hiç yakışmayan hakemle oynamak gibi bir tavrı da bunların sinyali.
Özverisi ve yaratıcılığı gittikçe kaybolan Barış Alper Yılmaz'ın Arda'ya attığı dirsekte 'bi zahmet' sarı kart gösteren hakem, o dirseği Arda atsaydı koşarak kırmızıyı göstermez miydi Barış Alper futbolu unutmuş ama şortunu yukarı çekmeyi hiç unutmuyor.
Bütün dünya tanıyor da Vlahovic pazartesi günü Beşiktaş taraftarına kendini takdim etti. Tank gibi duruşu var ama vuruşlarındaki incelik büyük golcülüğün mührü. Formasıyla bu kadar erken bütünleşen adamların takıma neler katacakları ortada. Kaptan Orkun'un penaltıyı Vlahovic'e bırakmasındaki incelik, takımdaki arkadaşlık bağlarının ve kaptan duruşunun simgesi. Yorumlara baktım da 6 gollü galibiyeti Fenerbahçe'ye gözdağı vermek gibi gösterenler var. Her haykırış kendi dağında yankı bulur, 'gözdağında' değil.