İsrail'in sonu nasıl olur

Meseleye "İsrail, NATO üyesi Türkiye ile savaşa girerse ne olacak" açısından bakanların sayısı giderek artıyor. Örneğin İngiliz gazete yazarı ve sol eğilimli siyasi aktivist, Owen Jones, İsrail'in, Türkiye'yi bölgesel egemenliğine bir tehdit olarak gördüğünü ve sonunda savaşa varan bir yola girdiğini belirterek, diyor ki: Hem NATO hem de Erdoğan'ın dostu Donald Trump, İsrail'in askeri yayılmacılığına meydan okuyup okumayacaklarına nihayet karar vermek zorunda kalacaklar."

Gazetemizin değerli yazarı, dostum Tunca Bengin de bu kararın sonuçlarının İsrail için hiç de olumlu olmayacağı görüşünde, "Belalarını arıyorlar! İsrail ve Yunanistan Genelkurmay Başkanları akılarınca güç gösterisi diye birlikte fotoğraf veriyorlar. İsrail, Türkiye ile savaşa hazırlanıyor" diye yazıyor.

Yazar dostlarımızdan Betül Soysal Bozdoğan ise "İsrail zaman ve konjonktür kolluyor... Anlık bir gelişme ile savaş şartları oluşabilir" görüşünde. Türkiye'nin bölgedeki yapıcı ve pozitif dış politikasına rağmen, İsrail, Türkiye'yi mindere çekmek isterse Türkiye'yi karşısında bulacağını belirtiyor, "Türkiye gibi kaslı ve çevik bir güreşçi, muhatabını minderde adeta sinek gibi ezer" diyor.

Bu yorumların artmasına İsrail'in salı günü Suriye'ye saldırması sebep oldu. Suriye'nin Golan Tepeleri'ni 60 yıldır işgali altında tutan, kendisi de Golanlı olan Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara, Esad diktasını yıkarak ülkede birliği sağladığından bu yana İsrail, Suriye'ye yeni saldırılarda ve işgal girişimlerinde bulundu. Bu saldırıların sonuncusu, Suriye'nin kuzeybatısında İdlib yakınındaki Ebu Zuhur hava üssüne yapıldı ve İsrail makamları amacın "Türkiye'nin bu üsse yerleşmesini önlemek" şeklinde açıkladı. Dolayısıyla dikkatler İsrail-Türkiye doğrultusuna dönüverdi.

Suriye ve Irak, Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge" milli hedefinin içinde. Bu hedef, Sovyetler Birliği'nden bu yana kimi zaman o ülkenin, kimi zaman bu ülkenin güdümünde, bölge istikrarını ve haritasını değiştirme komplosunun neferliğini yapan, ama hiçbir zaman, Kürt halkına hizmet etmemiş olan PKK ve uzantılarının yok olmasını öngörüyor. Terör örgütünün yerini bu ülkelerde Kürt halkının gerçek çıkarlarını temsil eden siyasetler ve siyasetçilerin alması hedefleniyor.

Sözünü ettiğimiz komplo, Irak, İran, Suriye ve Türkiye'nin etnik meseleler istismar edilerek bölünmesi kadar bu ülkelerden Büyük İsrail hayaline erişmek için toprak alınmasını da öngörüyordu. 1913-15 yıllarında Osmanlı'nın üzerinden oluşturulan "Yahudilere Vatan" amaçlı Filistin Federasyonu projesini Siyonistler ele geçirdi; sonuçta ortaya ırk ayrımına dayanan, soykırım ve etnik temizliği esas alan bu insanlık dışı ideoloji bölgeyi ele geçirdi.