Husiler iyi mi, kötü mü

Öncelikle, Husiler bir ırk veya millet değil; etnik, siyasi ve askeri bir harekettir. Kuzey Yemen'deki ufak-tefek, minyon, Şia'nın Zeydiyye kolundan, Yemen'in yüzde 35'ini oluştururlar. En güçlü aşiret grubu olan Hamedan'a mensuptur; yani arkasında çok güçlü bir aşiret sadakati vardır.

"Husi" ismi bu aşireti siyasal harekete dönüştüren aileden geliyor. 1990'larda Bedreddin el-Husi ve oğlu Hüseyin, Zeydi kimliğini korumak ve Suudi Arabistan'ın adeta piyonu olan Yemen hükümetinin politikalarına karşı çıkmak amacıyla önce "Mümin Gençler" adıyla bir kültürel hareket başlattılar; sonra baktılar ki çağımızda kültür değil de din daha etkili, hareketlerine "Ensarullah" (Allah'ın Yardımcıları) adını verdiler. Özetle Husiler, Zeydi mezhebinden gelen ve gücünü kuzey aşiretlerinden alan bir isyan hareketi.

Bu hareketle ilgili merak ettiğim soruların başında (1) İran'ın vekalet kuvveti olup olmadıkları, (2) eylemlerinin İsrail'in stratejisi ile bire bir bağdaştığının neden farkına varamadıkları geliyor.

Husiler ile İran arasındaki ilişkinin mezhepsel bir ortaklığa dayanmadığı, hatta İran'ın Caferiliği ile Husilerin Zeydiliği arasında fıkhî açıdan farklar olduğu söyleniyor. Husilerin İran'ın en etkili "vekil güçlerinden" (proxy) biri haline gelmesini izah eden jeopolitik çıkarlar ve karşılıklı fayda sağlamak gibi pragmatik ortaklık bulunduğu ise siyaseten elde edilen sonuçlarla bağdaşmıyor. Ensarullah'ın "Amerika'ya ölüm, İsrail'e ölüm, Yahudilere lanet, İslam'a zafer" sloganı ile Suudi Arabistan'da Abha ve Riyad'a füze ve İHA saldırılarında bunca kişinin ölmesi ve yaralanması nasıl bağdaştırılabilir Anti-emperyalist siyaset, bir siyasal-askeri hareketin kodlarını taşa kazılmış hale getiremez günümüzde. "Filistinlilere sıfır insani zarar şartıyla Siyonizm'e evet" diyen Musevilerin varlığı artık anti-Siyonist siyasetin eyleme dönüşmesinde uygulama farklılıkları gerektiriyor. Husiler, kendilerinin ve İran'daki mollaların Suudi Arabistan düşmanlığını dünyada hızla değişen şartlara uygun görebiliyorlar

Yemen'in jeopolitik çıkarları, Husilerin İran'ın "Direniş Ekseni" içinde olmasını gerektirmiyor. İran,Hizbullah ve Haşdi Şabi gibi örgütlerle hem Lübnan'ın, hem Irak'ın ulusal çıkarlarına yıllarca zarar verdi. Şimdi Husilerin de bu sözde anti-emperyalist ama esasta Farsi emperyalizminin içinde olması, onları DAEŞ ile aynı çukura itiyor. Hürmüz'ün petrol ticaretine kapatılması, Amerikan ve Siyonist emperyalizmine zarar verdi mi Kızıldeniz'deki küresel ticaret yolunu Babülmendep Boğazı'nı tıkayarak durdurma çabası, tersine, Amerika'nın ve İsrail'in kasasına hizmet ediyor. Husiler bilmelidirler ki, o kasaları Türkiye ve benzeri ülkelerin halkı, mazotun litresine 100 lira ödeyerek dolduruyor.