Ermenistan barış yolunda

İki savaşta şehit edilen Azerbaycanlıları saymıyorum; sırf geri çekilirken döşedikleri mayınlarla Dağlık Karabağ'da beş bin kişinin ölümüne sebep olan Ermenistan hakkında fikir yürütürken, ihtiyatı elden bırakmamak lazım. Ama Nikol Paşinyan'ın yeni anayasa için verdiği mücadeleyi göz önüne alırsak, Azerbaycan için barış, Ermenistan için huzur ve yoksulluktan kurtulma ümidi belirmiş gibi görünüyor.

Trump'ın egosantrik çıkışlarından birine kurban giden ve arabuluculuğu Amerika'ya mal edilen Ermenistan-Azerbaycan "barış anlaşması", Beyaz Saray'da Ağustos 2025'teki imza töreninden çok önce, Mart ayında, ve (Amerika'nın değil) Avrupa Birliği'nin arabuluculuğuyla sağlanmıştı. Ancak, bu anlaşmanın kalıcı bir saldırmazlık ve dostluk paktına dönüşmesi için, Ermenistan'ın anayasasında, kan, intikam, toprak talebi gibi ifadelerle dolu 1990 Bildirgesine yapılan atıfların çıkartılması gerekiyordu.

Tam ismiyle "Ermenistan Devlet Egemenliği Bildirgesi," Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından o zamanki cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan tarafından Erivan'da imzalanmış ve bu bildiriye dayanılarak 21 Eylül 1991'de Ermenistan Cumhuriyeti kurulmuştu. Yine o zaman kabul edilen anayasada bu bildiriye ve içerdiği hedeflere atıflar yapılmıştı. Neydi bu hedefler Daha sonra Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırarak iki kere savaşla Dağlık Karabağ'ı işgal ve ilhak etmesine yol açan, "toprakların birleştirilmesi" ideali idi. "Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ve Karabağ Dağlık Bölgesinin Yeniden Birleşmesi" projesi çok eskidir ve Sovyetler Birliği varken, halkının çoğunluğunun Ermeni olduğu gerekçesiyle "özerk bölge" ilan edilen Dağlık Karabağ'ın özerk olarak kalmasını değil, yeni kurulacak Ermenistan'a dahil edilmesini öngörür. Ancak harita ve Dağlık Karabağ'ın nüfus ve ekonomik bağlantı yapısı incelendiğinde, Sovyetler Birliği'nin Azerbaycan'a adeta dikte ettirdiği bu özerkliğin de Ermenistan'la birleşme fikrinin de artık tarihten bir yaprak olduğu görülür.

Nitekim bu husus Azerbaycan tarafından, Karabağ'ın kurtarılması ile dile getirilmeden önce Başbakan Paşinyan tarafından, 1994'te Karabağ'daki Ermenistan askeri birliklerinin geri çekilmesini talep eden BM Genel Kurul kararı vesilesiyle ifade edilmişti. Barış görüşmelerinin her adımında da Azerbaycan temsilcileri ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından şüpheye yer bırakmayacak açıklıkla ifade edilmişti.

Ne var ki, Paşinyan'ın yeni anayasada bu genişlemeci ve ırkçı bildiriye atıf yapılmaması talebi, meclisteki muhalefet ittifakı tarafından "Azerbaycan'ın dayatmasına boyun eğme" olarak niteleniyor. Hayastan Partisi lideri, "Her hükümet göreve geldikten sonra kendi zevkine göre bir anayasa yazmamalı," diyor; Pativ Unem lideri Hayk Mamijanyan daha da ileri giderek Paşinyan'ı teslimiyetçi olmakla suçluyor.