Ölen sanatçı dünya turnesine çıkıyor!

Hakan Uç
Bugün
8

Dört yıl önce hayatını kaybeden Hindistanlı rapçi Sidhu Moose Wala, ekim ayında yeniden "sahneye" çıkıyor. Üstelik tek gecelik bir anma için değil, hologramıyla dünya turnesine hazırlanıyor. Müzik endüstrisinde artık ölüm bile turnenin sonu anlamına gelmeyebilir. Bir zamanlar bir sanatçı öldüğünde geriye şarkıları, albümleri, konser kayıtları ve hatıraları kalırdı. Şimdi geriye bir de turnesi kalıyor.

Punjabi müziğinin en büyük yıldızlarından Sidhu Moose Wala, 29 Mayıs 2022'de 28 yaşındayken öldürüldü. Aradan dört yıl geçti. Fakat şimdi adı yeniden konser afişlerinde. "Signed to God World Tour" 9 Ekim'de Toronto'daki Scotiabank Arena'da başlayacak. Sahneye çıkacak kişi ise Moose Wala'nın kendisi değil, üç boyutlu holografik görüntüsü olacak. Projede sanatçının orijinal vokalleri, 3D projeksiyonlar, sinematik görüntüler ve sahne efektleri bir araya getirilecek. Proje ailesinin bilgisi ve desteğiyle yürütülüyor.
Burada özellikle bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor. Bu gösteri, yapay zekâya yeni bir Sidhu Moose Wala şarkısı söyletme projesi değil. Yapım ekibinin anlattığına göre amaç, sanatçının mevcut görüntülerini ve kendi ses kayıtlarını kullanarak sahnedeki varlığını yeniden oluşturmak. Yani teknoloji yeni bir sanatçı yaratmıyor; hayatını kaybetmiş sanatçının performansını yeniden sahneye taşıyor. Fakat mesele yalnızca Moose Wala değil. Müzik endüstrisinde çok daha büyük bir kapı açılıyor.
Londra merkezli Unit1 Studio geçtiğimiz günlerde avatar konser teknolojisini geliştirmek için 20 milyon dolarlık yeni yatırım aldı. Şirketin hedefi, turneye çıkmayan yaşayan sanatçıların yanı sıra hayatını kaybetmiş müzisyenlerin de dijital versiyonlarını konser salonlarına taşıyabilmek. Üstelik sistemin en önemli tarafı, ABBA Voyage gibi tek bir özel mekâna bağımlı olmaması. Aynı prodüksiyon farklı şehirlere ve mevcut salonlara taşınabilecek.

İşte müzik endüstrisinin yeni ekonomisi tam burada başlıyor. Düşünsenize sanatçı uçağa binmiyor. Otelde kalmıyor. Turne yorgunluğu yaşamıyor. Yaşlanması sorun değil. Hatta artık hayatta olması bile teknik olarak konser düzenlenmesinin önünde mutlak bir engel değil. Geriye katalog, görüntü hakları, ses kayıtları, isim hakkı ve bunları yöneten mirasçılar ya da şirketler kalıyor. Bunların hepsi birleştiğinde sanatçının kendisinden bağımsız yeni bir "turne markası" ortaya çıkıyor. Bunun ticari tarafı kadar etik tarafı da tartışılacak. Bir sanatçı öldükten sonra onun sahnede ne yapacağına kim karar verecek Ailesi mi Plak şirketi mi Menajeri mi Kataloğu ve görüntü haklarını satın alan yatırım fonu mu

ÖLDÜKTEN SONRA TİCARİ ÜRÜN OLMAK!
Daha önemlisi, sanatçı hayattayken böyle bir gösteriye izin vermediyse onun dijital görüntüsünü yıllar sonra sahneye çıkarmak ne kadar doğru Bugün mesele hologram! Yarın yapay zekâ devreye girdiğinde sınırlar çok daha bulanık hale gelecek. Sanatçının hiç söylemediği cümleleri söyleyen, hiç okumadığı şarkıları okuyan ve hiç vermediği konserleri veren dijital bir kopyası ortaya çıkabilir. O zaman karşımızdaki şey hâlâ o sanatçı mı olacak, yoksa onun adıyla çalışan yeni bir ticari ürün mü Moose Wala turnesi bu nedenle yalnızca teknolojik bir gösteri değil. Müzik endüstrisinin geleceğine açılan bir pencere. Çünkü artık çok tuhaf ama çok gerçek bir döneme giriyoruz: Sanatçı ölebilir. Ama markası yaşamaya, bilet satmaya ve hatta dünya turnesine çıkmaya devam edebilir.