Sokaklardaki canlara ne olacak

İstanbul sokak köpeklerini toplamanın emri, barınak kapasitesi ve kaynakları olmayan bir sistemde ne anlama geliyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Hayvanseverler, İstanbul Valiliği'nin sokak köpeklerini toplama talimatını eleştiriyor; yeterli barınak, personel ve finansman olmadığını savunuyor. Yazarlar, hayvanların insana güven duyduğu halde bu güvenin çoğu zaman ölümle sonuçlandığını ifade ediyor. Ancak toplanmayan hayvanlar da sokaklarda aç kalıp hasta oluyorken, toplamak da kaynaksızlıkta nasıl çözüm olabilir?

İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve 39 ilçe belediyesine gönderdiği yazıda mayıs ayının sonuna kadar sokak köpeklerinin toplatılması talimatını verdi.

Görevlerini ihmal eden belediyeler hakkında ise suç duyurusunda bulunulacağı belirtildi. Şimdi biz hayvanseverler sormayalım mı, "Bu canlara ne olacak, bunca hayvana ne yapılacak" diye...
Çünkü hepimiz biliyoruz ki yeterli barınak yok, yeterli personel yok. Bu hayvanları besleyecek yeterli mamayı alacak gerekli ödenek yok.
Peki toplanacak da nereye gidecek bu hayvanlar
Cevabı söylemeye dilimiz varmıyor. Ama görünen gerçek bu...
Bir tasma takıyorsunuz boyunlarına. Sormuyorlar, nereye gittiklerini, kimin elinde olduklarını, bu yolun nereye çıktığını... Sadece yürüyorlar.
Tasmanın ucundaki ele bakıyorlar ve yürüyorlar.
Çünkü o tasmayı yön değil, güven sanıyorlar. Biz öğrettik bunu onlara.
İnsanın elini, sesini, kokusunu 'güven' diye öğrendiler.
Ve şimdi, o öğrenilmiş güvenle geliyorlar peşimizden. Nereye götürürsek oraya. Neyi reva görürsek onu yaşıyorlar.
Hangi eve koyarsak orada uyuyorlar.
Hangi kapıdan atılsalar o kapının önünde bekliyorlar.
Hayatları, açlıkları, korkuları, sevinçleri bizim kararlarımızın içinde. O tasmanın ucunda. Ve ses çıkaramıyorlar. İtiraz edemiyorlar, sorgulamıyorlar.
Şiddet görüyorlar. Susuyorlar...
Aç kalıyorlar. Susuyorlar...
Soğukta titriyorlar. Susuyorlar...
Zincire vuruluyorlar. Sokağa atılıyorlar.
Yine susuyorlar.
Bazen de o tasmanın ucunda nereye gittiğini bilmeden sonuna kadar yürüyorlar.
Çünkü dönmek akıllarına gelmiyor.
Çünkü insana güvenmeyi bırakmıyorlar.
Çünkü biz, onlara başka bir ihtimal öğretmedik.
Çünkü 'hayır' yok onlarda.
Biz öğretmedik. Biz karar verdik. Onlar katlandı. Ve bütün bunların içinde tek yaptıkları şey insana güvenmekti.
Buna karşılık insan elinden çektikleri hiç bitmedi. Bu güven onları ölüme götürdü, yine de vazgeçmediler...
Sıcak yuvalarından atıldılar, sokaklara düştüler yine de o inandıkları insanın peşinden koştular bir lokma ekmek, bir parça sevgi için...
Ve horlandılar, tekmelendiler, taşlandılar, eziyet edildiler, asıldılar, yakıldılar. Yine de insandan vazgeçmediler..."