Kocam 3 yıldır ne beni ne de çocuğunu düşünüyor

28 yaşındayım ve 8 senelik evliyim. 6 yaşında bir oğlum var. Eşimle 3 yıldır karı kocalığımız kalmadı. Ayrı yataklarda yatıyoruz, çünkü eşim eve düzenli olarak gelmiyor. Beni ve oğlumuzu bir kenara attı.

Sevgili Güzin Ablacığım, ben eşiyle birlikte İstanbul'a göç etmiş bir ev kadınıyım. 28 yaşındayım ve 8 senelik evliyim. 6 yaşında bir oğlum var.
Ancak eşimle 3 yıldır artık karı kocalığımız kalmadı. Ayrı yataklarda yatıyoruz, çünkü eşim eve düzenli olarak gelmiyor. Beni ve oğlumuzu bir kenara attı.
Kocam bir süredir hep başka kadınlara gidiyor. Benim bunu öğrendiğimi bilmiyor ama bilse de zaten aldıracağını sanmıyorum. Onunla konuşmam bile mümkün olmuyor artık.
Ne söylesem bağırıyor. Hatta daha olmazsa üzerime de yürüyor. Birkaç kez beni dövmeye bile kalkıştı. Çevremdeki dostlarım, arkadaşlarım bunun böyle süremeyeceğini ve eşimden ayrılmam gerektiğini söylüyorlar. Ancak ben ne yapacağımı bilemiyorum.
Ayrılırsam ailemin yanına dönemem, çocuğumla beni istemezler... Ben kime güveneceğim Küçük çocuğumla ortada kalacağım. Eşim de bana bakmaz, beni bırakın çocuğumuzu bile bakmaz.
Evli olduğumuz halde bize ancak aç kalmayacak kadar para bırakıyor. Tek umudum bir gün bu maceralardan bıkması ve evine dönmesi. Bu yüzden sabrediyorum ama bu nasıl bir evlilik, bilemiyorum. Sizce de eşim bu kadınlardan bıkıp da bize döner mi, gerçekten beklemekle iyi yapıyor muyum Rumuz: Sabır Taşı

YANIT

Haberin Devamı

Sevgili kızım, bana ulaşan mektuplardan anladığım kadarıyla ne yazık ki senin eşin gibi, bu köyünden çıkıp büyük şehirlere göç eden ve buraların özgür yaşamı karşısında şaşırıp eşini, çoluk çocuğunu bir kenara atan, barlarda, gece kulüplerinde tanıştığı kadınlarla maceralar yaşayan erkekler çok fazla.
Bu nedenle sana hak vermemek elde değil. Eşinin aklının başına geleceğini umut ederek bekliyorsun. Bu uzun bir süre. Sana da yazık, bu mutsuz ortamda büyüyen çocuğuna da.
Eşinle karşılıklı konuşamadığını, hiçbir laf anlatamadığını söylüyorsun. Hatta eşinden şiddet de görüyorsun...
Peki, çevrenizde hiç kimse yok mu, ona söz geçirebilecek birileri yok mu Saydığı, sözünü dinleyebileceği bir büyüğünüz yok mu Belki o aklını başına getirebilir.