9 yıllık evliyim, iki çocuğum var. Ancak eşim herhangi bir konuda tartıştığımızda hemen benden uzaklaşıp başka odada uyumaya başlıyor, günlerce surat yapıyor. Çok sıkıldım, boşanmayı düşünüyorum.
Ben 9 yıllık evliyim, genç yaşta evlendim, şu an iki çocuğum var. Ancak eşim herhangi bir konuda tartıştığımızda hemen benden uzaklaşıp başka odada uyumaya başlıyor, günlerce surat yapıyor... Ben de artık çok sıkıldım, boşanmayı düşünüyorum...
Ama iki çocuğum var, eşimin onlara iyi bakamamasından korkuyorum. Ben maddi ve manevi olarak çocuklara dört dörtlük bakıyorum. Eşim sadece telefonda saatlerce ailesiyle konuşuyor. Ev işlerini ihmal ediyor. Benimle ilgilenmiyor, çocuklarla ilgilenmiyor.
Aslına bakarsanız ben bir çıkmazın içindeyim. Ben bir mühendisim ve düzenli bir hayatım var. Evime ve aileme çok iyi baktığımı düşünüyorum. Ama böyle bir evlilik yürür mü Böyle evlilik olur mu
Boşanmalı mıyım Biz nerede yanlış yaptık Söyleyebilir misiniz
◊ Rumuz: Mühendis
YANIT
Haberin DevamıSevgili okurum, siz erkekler hemen boşanmaya karar veriverirsiniz böyle... 9 yıllık evliliğinizi, 2 çocuğunuzu bir anda harcayıverirsiniz.
Eşinizin neden böyle davrandığını, sizin bu uzaklaşmada hiç sorumluluğunuzun olup olmadığını düşünmezsiniz bile.
Hep siz mi konuşuyorsunuz, siz mi tenkit ediyorsunuz Bir düşünün isterseniz. Psikolog Doğan Cüceloğlu'nun evlilik hakkında eşlere verdiği o çok değerli sözleriyle cevap vermek istiyorum:
"Evlilik birinin diğerini idare ettiği bir düzen değildir, ne susarak ayakta kalır ne de biri verip diğeri alarak. Çünkü sevgi tek taraflı bir fedakârlıkla taşınmaz. Sevmeyi, ilgilenmeyi, emek vermeyi seven insanlar vardır. Eğer bir ilişkide hep sen konuşuyorsan, hep sen hata yapıyorsan, ben seni toparlıyorsam, hep sen anlayış gösteriyorsan ve yine de ilişki yıkılmıyorsa sorun sevgisizlik değil, denge kaybıdır. Ve denge kaybolduğunda aşk değil, yorgunluk konuşur.
Biri hep ilk adımı atan olur, biri hep konuşmak isteyen, biri hep alttan alan, diğeri ise farkında olmadan geri çekilir. Bu da ilişkinin sonu olur. Sonra şu cümleler duyulur: 'Birden soğudum, aslında hâlâ seviyorum ama içimde bir şey koptu, artık toparlayamıyorum, buz gibi oldum' gibi... Bu soğuma değildir. Bu, biriken hayal kırıklıklarının, karşılanmayan duygusal ihtiyaçların ve görünmeyen emeğin sonucudur.

2