.
Her kuşak zorlanmalara rağmen varoluşunu sürdürmüştür
Sevgili Feyza Algan, "Biz ne ara bu kadar kötü olduk" başlıklı, nostaljik duyguların yoğunlaştığı okur yazısı ve sizin yanıtınız çok güzel ve ilgi çekiciydi.
Bu yazıyı okuyunca Nâzım Hikmet Ran'ın şu cümlelerini anımsadım:
"Alt tarafı bir çiçek koklayıp,
bir hayvan sahiplenip,
birkaç insan tanıyıp,
sevip gidecektik bu dünyadan. Nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz... Vicdansızların, katillerin, nefretin, cehaletin ortasına düştük!"
Her kuşak, yaşamın tüm evrelerinin zorlanmalarına karşın varoluşunu sürdürebilmiş olmanın bilgeliğini ve içgörüsünü içermelidir. Varoluşçuların deyimiyle "Otantik Varoluş".
Bu yönüyle bir Meksika özdeyişi, umudun ve her koşulda yaşama sarılmanın katkı gücüdür: "Bizi gömmeyi denediler, fakat tohum olduğumuzu unutmuşlardı..." Sevgiyle...
Psikiyatri Prof. Dr. Temel PAMİR
Yaptığı atıf talihsiz olmuş
Hanımefendi merhaba, zaman zaman yazılarınızı okuyorum ve önerilerinizi de çok olumlu buluyorum.
12 Eylül 2026 tarihli köşenize bir hanımefendi güzel bir yazı göndermiş, sözlerinin birçoğuna katılmamak mümkün değil. Ancak ilk cümlede "Yaratılanı sevemedik Yaradan'dan dolayı" diyerek başlamış, yani Allah'a sitem etmiş. Aslında Yaradan'ı sevsek herkesi, her şeyi, tüm canlıları severiz. Aslında tüm yanlışlar, kötülükler ondan uzaklaştıkça artıyor.
Hanımefendi güncel durumu çok güzel tarif etmiş ancak Yaradan'a gönderdiği atıf çok talihsiz olmuş.
Saygılar...
Mustafa Ö...
Önce Sayın hocamız Prof. Dr. Temel Pamir'e övgüleri için çok teşekkür ederim. Gerçekten geçen hafta bu köşede yayımlanan bir okurumun çok yerinde olan tespitleri ve benim cevabıma karşılık çok beğeni yazısı aldım.
Ve gördüm ki toplum olarak çok değiştiğimizin farkındalar. Bir Türk ve bir Müslüman toplumu olarak merhamet gibi, vicdan sahibi olmak gibi, insanlarla ekmeğimizi paylaşmak gibi, ölen kişinin ardından kötü konuşmamak gibi, hayvanlara şefkat göstermek gibi pek çok hasletimizi kaybetmekte olduğumuza okurlarım da dikkat çekiyor.

4