Ben de sevmek sevilmek istiyorum

20 yaşında, 2 çocuk annesi genç bir kadınım. Ailemin zoruyla evlendim. Kocam bana asla değer vermez, konuşmaz bile. Bir gün bile güzel söz duymadım. Ben de artık sevmek sevilmek istiyorum.

Sevgili Güzin Ablacığım, ben 20 yaşında bir kadınım. Bu yaşımda 2 çocuk annesiyim. Şaşırmayın sakın, bizim buralarda kız çocuklar genellikle 15-16'sında evlendirilir.
Ben de bu geleneğe uygun şekilde babamın ve abilerimin ortak kararıyla evlendirildim. 15'imde ya var ya yoktum, evlendirildiğimde...
Evlilik dersen, bizim rızamız alınmaz, yani 'bu adamla evlenmek ister misin' diye soran olmadı tabii... Zaten bizim buralarda evliliklerin çoğunda asıl amaç erkeklerin çıkarlarını korumaktır.
Kısacası 'bana ne yapmak istiyorsun' diye soran da olmadı. Ortaokulu bitirmeme ancak izin verdiler. Ve hemen ardından ağabeyimin bir tanıdığına verdiler.
Adam benden 12 yaş büyüktü, onu evlenmeden önce iki kez gördüm sadece.
Kocam bana asla değer vermez, benimle konuşmaz bile, eğer istemediği bir şey yaparsam, şiddete başvurmaktan kaçınmaz.
Hiç değilse hakaretler yağdırır...
Yanında bile oturmuyorum genelde. Bazen beni yok saydığını düşünüyorum. Çocuklarımla ayrı bir odaya sığınıyorum.
Kayınvalidemler zırt pırt gelirler, her hareketime bir kusur bulurlar.
Kocamdan bir gün güzel bir söz duymadım. Maddi durumu iyidir ama bana hiçbir hak tanımadıktan sonra...
Dışarı çıkmam kısıtlı ancak annemlere ve yengemlere gidebiliyorum. Başka yere gitmem yasak.
Aileme çok mutsuz olduğumu, böyle yaşayamayacağımı söylediğimde, "Aç değilsin, açık değilsin... Karnın doyuyor, daha ne istiyorsun" diyorlar.
Oysa ben bir kadınım... Sevmek, sevilmek mutlu olmak istiyorum. Böyle ömür geçmez onun da farkındayım.
Ben aslında okumak isterdim, severek evlenmek isterdim, eşim bana değer versin isterdim. Ama fikrimi soran bile olmadı.
Ne yapmalıyım, bana akıl verin.
◊ Rumuz: Bir ömür böyle geçmez

YANIT

Haberin Devamı

Bu mektup birkaç gün önce geldi. Düşünün ki yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyoruz.
Bu özel günün amacı kadınlara özgürlük tanımak, kadın haklarını kazandırmak, onun aslında erkeklerle eşit düzeyde bir varlık olduğunu tüm dünyaya kanıtlamak, değil mi