Yazar, Türkiye'nin 2. yüzyılına girilmesine rağmen 1982 Anayasası'nın hâlâ yürürlükte olmasını kabul edemediğini belirtir ve TBMM'nin öncelikli görevinin yeni bir anayasa yazmak olması gerektiğini savunur. Bu görüşü, demokratik vekalet anlayışı ve Meclis Başkanı'yla yaşadığı konuşmadan aldığı umutla destekler. Ancak yeni bir anayasa yazma çalışmalarının zaman, uzlaşı ve siyasi stabilite gerektirmesi durumunda, bu fırsat gerçekten kaçırılmaması gerekli midir?
Sevgili okur, Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına girilmesine rağmen, canım memleketimde hâlâ darbecilerin yaptığı Anayasa yürürlükte... İşte bu durumu bir T.C. Vatandaşı olarak kabullenemiyorum.
Aslında TBMM'nin en birinci görevi: 2.asrın başında ülkeye yeni bir anayasa yapmak olmalıdır. Ardından da bütün mevzuatı gözden geçirip eksiklerini gidermelidir sayın vekillerimiz...
Allah aşkına söyleyin... Biz onlara bunun için vekalet vermiyor muyuz Bu sorunun bendeki cevabı tereddütsüz "evet" dir. Ha benim vekaletim birbirlerine iyi laf söylesinler diye değildir. Büyük ihtimalle sizinki de aynıdır.
Ne yalan söyleyeyim... 23 Nisan'daki Açılış Resepsiyonunda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile Yeni Anayasa hakkında konuştuklarımız... Konuyla ilgili beni epey umutlandırdı. Zaten umutlandığım için bu satırları yazdım ya...
Aslına bakarsan, 28. dönemin vekillerinin önünde çok önemli bir fırsat vardır. O fırsatta: 2. yüzyılın başlangıcında, ülkeye yepyeni bir Anayasa kazandırmak... Ben bundan ala miras olmaz derim...

25