Sabah kahvesini içerken mutfağı siliyor. Ama bu sıradan bir temizlik değil. Her hareketi kaydediliyor. Her cümlesi bir yazılıma öğretiliyor. Ve o an, insanlık tarihinin en tuhaf işlerinden biri gerçekleşiyor… İnsan, kendi yerine geçecek makineyi eğitiyor.
Los Angeles'ta Salvador Arciga'nın yaptığı iş tam olarak bu. Kafasında kamera, elinde bez… Ocağı silerken konuşuyor... "Şimdi spreyi kullanıyorum."
Çünkü robotların öğrenmesi için sadece hareket yetmiyor niyet de gerekiyor. İnsan nasıl düşünür, nasıl karar verir, nasıl bağlam değiştirir… Hepsi veri.
Bugüne kadar yapay zekâ internetten beslendi. Yazdı, çizdi, beste yaptı.
Ama şimdi 'level' atladı... Fiziksel dünya. Robotlar kapı açmayı, yemek yapmayı, temizlik yapmayı öğrenmek zorunda. Ve bunun için Google'dan, Wikipedia'dan veri çekemezsiniz. Bunun için insanın kendisi gerekir.
İşte bu yüzden yeni bir ekonomi doğuyor. Adı konmamış ama etkisi büyük... "Fiziksel yapay zekâ ekonomisi."
★★★
Bugün sadece bu veri toplama ve etiketleme pazarının 2030'a kadar 17 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. İnsansı robot pazarı ise 2035'te 38 milyar doları bulabilir. Bu, yalnızca bir teknoloji hikâyesi değil… Aynı zamanda yeni bir işçi sınıfının doğuşu.
Düşünün… İnsanlar artık fabrikada üretim yapmıyor. Ofiste rapor yazmıyor. Evinde yaşıyor. Ama yaşarken çalışıyor. Yemek yaparken, çocuğuyla oynarken, temizlik yaparken…
Hepsi kayıt altında. Hepsi satılabilir veri.
Çin'de bu iş çoktan sanayileşmiş durumda. "Robot çiftlikleri" denilen merkezlerde yüzlerce kişi aynı anda kapı açmayı, çamaşır katlamayı kaydediyor. Devlet destekli 40'tan fazla eğitim merkezi var. İnsanlar sanal gerçeklik gözlükleriyle robotları uzaktan yönetiyor.
Amerika'da ise model daha dağınık ama daha yaygın. Meta destekli Scale AI, 100 bin saatlik insan hareketi videosu toplamış durumda. Palo Alto merkezli rakibi Micro1 ise 60 ülkede 1000 kişiyi istihdam ederek robotlar için ev işlerini kaydediyor.
★★★
Bir çift düşünün…
California'da yaşayan Mısırlı göçmen bir karı-koca. Akşam yemeği yapıyorlar ama bileklerinde kameralar var. Tavuk doğrarken kas hareketleri kaydediliyor. Baharat atarken elin açısı ölçülüyor. Çünkü robotun "doğru" hareketi öğrenmesi için milimetreler önemli.
Kaydedilen her görevin -ister bitki sulama ister mutfak temizliği olsun- 2 ila 15 dakika arasında sürmesi gerekiyor.
Bu çift, sadece günlük işlerini yaparak her biri ayda 1200 dolar kazanmış.
Kulağa cazip geliyor.
Ama meselenin karanlık tarafı da var.
Eleştirmenler bu sistemi "sömürü" olarak tanımlıyor. Çünkü insanlar aslında kendi işlerini otomasyona devredecek sistemleri eğitiyor. Yani bugün 1200 dolar kazanan kişi, yarın işini tamamen kaybedebilir.
Daha açık söyleyelim…
İnsan, kendi işsizliğinin altyapısını kuruyor.
Üstelik bu işler göründüğü kadar kolay değil. Çektiğiniz video kabul edilmeyebilir. Bir buhar görüntüyü kapattı diye ödeme alamayabilirsiniz. Kafanıza bağlı kamera saatlerce rahatsız edebilir. Ve her şey algoritmanın keyfine bağlı.

3