Anne sütü aslında hepimizin bildiği ama üzerine yeterince konuşmadığı bir konu. Oysa hayatın en güçlü başlangıçlarından biri. Bir beslenme uzmanı ve emzirme eğitimi veren bir uzman olarak, aynı zamanda bir anne kimliğimle şunu hatırlatmak istedim: Anne sütü sıradan bir besin değil, bebeğin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış canlı bir destek sistemidir. Günlük telaş içinde bazen değeri sıradanlaşabiliyor; oysa bilimsel olarak baktığımızda anne sütü, bebeğin bağışıklığından beyin gelişimine kadar pek çok alanda belirleyici bir rol oynuyor.
BAĞIŞIKLIK ÜZERİNE ETKİSİAnne sütünün en önemli özelliklerinden biri bağışıklık desteğidir. Özellikle ilk günlerde salgılanan kolostrum, yüksek miktarda immünoglobulin A (IgA), laktoferrin ve lökosit içerir. Bu bileşenler bebeğin henüz tam gelişmemiş bağışıklık sistemini destekler ve enfeksiyonlara karşı koruyucu bir bariyer oluşturur. Araştırmalar, anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal, solunum yolu enfeksiyonları ve orta kulak enfeksiyonlarının daha az görüldüğünü göstermektedir. Ayrıca uzun vadede alerjik hastalıklar ve bazı otoimmün durumların görülme riskinin daha düşük olduğu bildirilmektedir.
SİNDİRİM SİSTEMİ VE BAĞIRSAK SAĞLIĞIAnne sütü sindirim sistemi için idealdir. İçerdiği enzimler ve prebiyotik özellik gösteren oligosakkaritler, bebeğin bağırsak florasının sağlıklı şekilde gelişmesine yardımcı olur. Bu sayede yararlı bakteriler çoğalır ve patojen mikroorganizmaların yerleşmesi zorlaşır. Sağlıklı bir bağırsak florası yalnızca sindirim açısından değil, bağışıklık gelişimi açısından da kritik öneme sahiptir.
BEYİN GELİŞİMİ ÜZERİNE ETKİSİAnne sütü, uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri özellikle DHA ve ARA bakımından zengindir. Bu yağ asitleri sinir sistemi ve retina gelişimi için gereklidir. eşitli çalışmalar, anne sütü ile beslenen bebeklerin bilişsel gelişim testlerinde daha yüksek skorlar alabildiğini göstermektedir. Zekâ çok faktörlü bir yapı olsa da, anne sütü nörogelişim için güçlü bir biyolojik temel sağlar.
METABOLİK SAĞLIK VE UZUN VADELİ KORUMAAnne sütü metabolik programlama üzerinde de etkilidir. Emzirilen bebeklerde ilerleyen yaşlarda obezite ve tip 2 diyabet riskinin daha düşük olduğu yönünde veriler bulunmaktadır. Bunun nedenlerinden biri, anne sütü ile beslenen bebeklerin açlık ve tokluk sinyallerini daha iyi düzenleyebilmesi ve enerji dengesini doğal şekilde öğrenmesidir.

5