Bebek beslenmesinde dikkat edilmesi gereken 6 konu

Bebek beslenmesi çoğu zaman "ne yesin" sorusuna indirgenir. Oysa mesele yalnızca hangi besinin verildiği değil; ne zaman, nasıl, ne sıklıkla ve hangi niyetle verildiğidir. Güncel bilimsel veriler ve klinik gözlemler, bebek beslenmesinde yapılan bazı küçük hataların uzun vadede büyük sonuçlara yol açabildiğini gösteriyor.

Bu nedenle bebek beslenmesini yalnızca bir büyüme süreci değil, bir davranış ve alışkanlık inşası olarak ele almak gerekiyor.

1. "ERKEN BAŞLAMAK" HER ZAMAN AVANTAJ DEĞİLDİR

Tamamlayıcı beslenmede hâlâ en sık yapılan hatalardan biri, bebeğin hazır olmadığı halde besinlerle erken tanıştırılmasıdır. Altıncı ay yalnızca bir takvim bilgisi değildir; bebeğin başını dik tutabilmesi, yiyeceğe ilgi göstermesi ve dil itme refleksinin azalması gibi gelişimsel işaretler en az ay hesabı kadar önemlidir.

Erken başlanan tamamlayıcı beslenme; sindirim sorunları, besin reddi ve ilerleyen dönemde seçici yeme davranışıyla ilişkilendirilmektedir. Daha erken başlamak, daha iyi beslemek anlamına gelmez.

2. BESİN EŞİTLİLİĞİ KADAR TEKRAR DA KRİTİKTİR

Bir besinin sevilmemesi, çoğu zaman gerçekten sevilmediği anlamına gelmez. Araştırmalar, bebeklerin yeni bir tada alışabilmesi için aynı besini 8–10 kez denemesi gerekebileceğini gösteriyor.

Bu noktada yapılan yaygın hata, bir iki denemeden sonra "bunu sevmiyor" diyerek o besini tamamen menüden çıkarmaktır. Oysa tekrar, bebek beslenmesinin doğal bir parçasıdır. Özellikle sebzeler bu nedenle erken dönemde ve sabırla sunulmalıdır.

3. KIVAM, İERİK KADAR ÖNEMLİDİR

Bebek beslenmesinde odak çoğu zaman besinin içeriğine yönelir; ancak kıvam, çiğneme ve yutma becerilerinin gelişimi için en az içerik kadar önemlidir.

Uzun süre püre formunda beslenen bebeklerde ilerleyen aylarda doku reddi, öğürme refleksi artışı ve katı besinlere geçişte zorlanma görülebilir. Ayına uygun kıvam artışı, sadece beslenme değil, ağız-motor gelişimi için de gereklidir.

4. "SAĞLIKLI" ETİKETLİ ÜRÜNLER HER ZAMAN MASUM DEĞİLDİR

Son yıllarda bebekler için üretilen hazır ürünlerin sayısı hızla arttı. "Şekersiz", "doğal", "organik" gibi ifadeler ebeveynlerde güven duygusu oluşturabiliyor. Ancak etiket okuma alışkanlığı olmadığında bu ürünler gereğinden fazla şeker, meyve püresi veya yüksek enerji içerebiliyor.

Özellikle sık tüketilen meyve bazlı ürünler, bebeğin tat algısını tek yönlü geliştirebilir ve sebze tüketimini zorlaştırabilir. Farklı seçeneklere, tatlara izin verin. Etiket okurken daha dikkatli olun.

5. BESLENME BİR "DOYURMA" YARIŞI DEĞİLDİR

Bebek beslenmesinde en göz ardı edilen konulardan biri açlık–tokluk sinyallerine saygıdır.