Trump ve NATO'nun 'orta parmak' krizi!

İran savaşının başlangıcından bu yana ABD Başkanı Donald Trump ile bazı Avrupalı müttefikler arasında ciddi bir gerilim yaşanıyor. Aslında Trump'ın hedefi doğrudan NATO'dan ziyade Avrupa Birliği (AB). Zira Transatlantik krizini tetikleyen asıl gelişme AB kanadından geldi.

16 Mart'taki AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısı sonrası, Yüksek Temsilci Kaja Kallas'ın "ABD-İran çatışması AB'nin savaşı değildir" açıklaması Washington'da şok etkisi yarattı. Trump'ın MAGA hareketi ve Cumhuriyetçiler, bu çıkışı ABD'ye yönelik bir "orta parmak işareti" (ağır bir hakaret) olarak yorumladı. Bu durum, Washington'da kabinenin NATO'ya en sıcak bakan ismi yanlısı ismi Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dahi tepkisini çekti.

O tarihten beri Trump, "ABD artık NATO için orada olmak zorunda değil" diyerek, köprüleri atmasa da desteğini pazarlık konusu yapacağının sinyalini veriyor. Trump'ın "Onlar için hep oradaydık ama yaptıklarına bakılırsa artık mecbur değiliz" sözleri, müttefiklik hukukundaki derin çatlağı özetliyor.

Kallas'ın yakın çevresine sorduğum vakit, bu mesafeli tutumun nedenini "ABD'nin savaşı bize danışmadan başlatması" olarak açıklıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de Avrupalı müttefiklerin bilgilendirilmemekten dolayı kırgın olduğunu doğruladı. Amerikalı yetkililer ise bilgi paylaşmama nedenini "bazı AB ülkelerine güvenilmemesi" ve askeri jargonda "OPSEC" (harekat güvenliği) olarak bilinen sızıntı endişesiyle açıklıyor.

ABD, 2003'teki Irak savaşının aksine, başlangıçta İran konusunda müttefik desteğine ihtiyaç duymayacağını düşündü. Ancak diplomatik bir cephe kurma ihtiyacı doğduğunda, AB "bana ne" demeyi tercih etti.

Aslında bu tabloda iki taraf da kendine göre haklı. ABD ve özellikle Trump, Avrupalı müttefiklerin eleştirilerini bu kadar ulu orta yapmamalarını bekliyor.

AB'nin ham ervahlığı

AB'nin bu tutumu aslında genç bir topluluk olması, stratejik iletişim (Stratcom) eksikliği ve dış politika vizyonunun henüz oluşmamasından kaynaklanıyor. Nitekim EEAS, 2011 yılında hayata geçti ve Brüksel'in sadece 15 yıllık bir dış politikası var. Enstrümanlar henüz işlemiyor. Ayrıca AB'ye üye bazı ülkelerin AB'yi kastederek Avrupa demeleri, Avrupa'yı kastederek AB demeleri neticesinde bir kafa karışıklığı oluşturuluyor. Trump ise AB yerine NATO'nun Avrupalı müttefiklerini hedef almayı bir şekilde tercih ediyor. NATO'nun Avrupalı üyeleri de haklı kısmen haklı; zira Bush dönemi Irak işgalinde bile müttefiklere önceden bilgi verilmişti.