Konu bir süredir gündemdeydi. NATO'nun önde gelen ülkelerinin askerî istihbarat yetkilileri, geçen Haziran ayında Brüksel'de düzenlenen NATO Savunma Bakanları toplantısında bu ihtimali dile getirmeye başlamışlardı. Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nin marjında da konu yeniden gündeme getirildi. Olay nihayet resmiyet kazandı. The Wall Street Journal, cuma günü Amerikan istihbarat kuruluşlarına dayandırdığı haberinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önümüzdeki dönemde NATO içerisindeki dayanışmayı sınamaya yönelik eylemlerde bulunabileceği olasılığını gündeme taşıdı. Bu değerlendirme, Belçika, Almanya, Fransa, Danimarka, Polonya, Estonya ve Finlandiya istihbarat birimlerinin iki yıldır zaman zaman temkinli biçimde dile getirdiği senaryoyu teyit eder nitelikte. ABD istihbarat kurumlarının da bu ihtimali ilk kez olası bir senaryo olarak değerlendirdiği belirtiliyor.
Washington, Vladimir Putin'in NATO'nun kararlılığını sınamaya çalışabileceği olasılığını inandırıcı buluyor. Ancak bu varsayım, İttifak'la açık bir savaş senaryosuna dayanmıyor. Öngörülen senaryo, Rusya'nın Müttefiklerin tepkisini ölçmeyi amaçlayan sınırlı bir operasyon düzenlemesi. Dikkate alınan zaman aralığı ise bu sonbahardan başlayarak 2029 yılına kadar uzanıyor. ABD istihbarat birimleri şimdiye kadar, Rus ordusu Ukrayna'da meşgul olduğu sürece Moskova'nın NATO'ya karşı doğrudan bir provokasyondan kaçınacağını düşünüyordu. Güncellenen raporlar ise bunun tersine, sınırlı bir harekâtın Batı'nın zayıf noktalarını istismar edebileceğine işaret ediyor. Rusya'dan gelebilecek böyle bir hamlenin amacı açık: Transatlantik dayanışmayı sarsmak ve Müttefiklerin NATO Antlaşması'nın maddesini uygulamaya yönelik siyasi iradesini ölçmek.
Kırılgan Avrupa
Akıllardaki meşru soru şu: Neden şimdi Rusya'nın, Batı ülkelerinin bir kırılganlık döneminden geçtiğini düşündüğü belirtiliyor. Moskova'nın, Ukrayna'ya sağlanan askerî destek nedeniyle NATO müttefiklerinin önleme füzeleriyle hassas mühimmat stoklarının baskı altında olduğunu hesapladığı tahmin ediliyor. ABD Avrupa'daki konumunu yeniden değerlendirirken, Avrupa'nın imkân ve kabiliyetlerini ancak birkaç yıl içinde güçlendirebileceğini öngören Rusya, kıtanın savunma zaaflarından yararlanarak mevcut fırsat penceresini değerlendirebilir.
Uzmanlar ayrıca savaş ekonomisine geçen Rusya'nın insansız hava araçları, füzeler ve mühimmatı yüksek hızda üretir hâle geldiğini vurguluyor. Bu nedenle Kremlin'in, Ukrayna'daki kayıplarına rağmen Avrupa'da sınırlı bir operasyonun kendisine stratejik bir fırsat sunabileceğini düşünebileceği değerlendiriliyor.

13