Papa'nın Türkiye ziyareti ve Karaganov doktrini

Sevgili okuyucular, bu Pazar, Papa XIV. Leo'nun Türkiye'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaretin Avrupa ve dünyadaki yansımalarını kaleme alacağım. Aynı bağlamda, Fransa'da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un gönüllü askerliği yeniden başlatma kararını değerlendireceğim.

Papa XIV. Leo'nun, İznik Konsili'nin 1700. yıl dönümü vesilesiyle Türkiye'ye yaptığı ziyaret, dünya basınının gündeminden düşmedi. Avrupa basınındaki ortak nokta;Papa'nın ziyaretinin hem dini ve ekümenik bir mesaj barındırdığıhem de diplomatik ve jeopolitik bir boyutu olduğu yönünde… Nitekim Roma İmparatoru I. Konstantin'in çağrısıyla M.S. 325'te İznik'te toplanan Birinci İznik Konsili, Katolik Kilisesi'nin hükümdarlığıve teolojik anlaşmazlıklara son vermeyi amaçlıyordu. Papa Leo'nun dini ve ekümenik mesajı aslında Müslüman, Yahudi,Hıristiyan demeden inançlı insanlar arasında birliği sağlamaktı.

Nitekim Ortodoksların ruhani lideri Patrik I. Bartholomeos ile Papa XIV. Leo arasında Paskalya'nın kutlanması konusunda ortak bir tarih üzerinde anlaşmanın sağlanması halinde önemli ilerleme kaydedilmiş olunacak.

Kuşkusuz Rus Ortodoks Kilisesi lideri Kirill veya temsilcisinin törenlerde bulunmaması, Avrupa basınının gözünden kaçmadı. Mısır Kıpti Kilisesi temsilcisinin bile bulunduğu bir törende onun yer almamasının dini değil, jeopolitik bir mesaj olduğuna işaret ediyor. Nitekim Papa Leo'nun jeopolitik mesajı da dini ve ekümenik mesajı kadar önemli.

Papa Leo'nun, dış politika ve güvenlik açısından stratejik otonomiye ulaşmak için hamle yapan Türkiye'de dış politika açılımını gerçekleştirmesison derece önemli ve bilinçli bir hamle. Papa, dünyadaki kutuplaşmaya farklı bir zaviyeden bakıyor ve ayrışmayı Batı ile Küresel Güney olarak değil, dünyanın; inançlı, insanlara değer veren, şiddetten uzak, Müslüman, Yahudi ve Hristiyanların eşit haklara sahip olduğu bir dünya ile; din adına şiddet uygulayan, küresel çatışmalarla insanlığı tehlikeye atan bir kutup arasında ayrışma yaşadığına dikkat çekiyor.

Avrupa'dasıkışmış bir halde bulunan Vatikan, dünyaya açılımı, dile getirdiği bu bakışı sayesinde gerçekleştiriyor. Bu adımı Türkiye'den atıyor olması da son derece manalı.

Buradan yola çıkarak, "Papa Leo'nun ziyareti ile Karaganov Doktrini'nin ne alakası var" diye hâlâ soran olursa, hemen ona da açıklık getireceğim. Zira Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in başkanlık danışmanı ve Dış ve Savunma Politikası Konseyi'ne başkanlık eden Karaganov, geliştirdiği doktrinde Rusları "Tanrı'yı taşıyan bir halk" olarak nitelendirmiş ve misyonlarının "insanlığın en iyisini, dünya barışını, tüm ülke ve halkların özgürlüğünü, çeşitliliğini ve çok kültürlülüğünü" korumak olduğunu belirtmiştir. Rusya'nın anti-Batıcı politikasını da bu minvalde meşrulaştırmıştır.