Avrupa'da Türkiye fırsatı

Dünya önemli bir dönüm noktasında. Bu süreci sadece Donald Trump'ın eylemleri değil; Washington'ın Çin ve Rusya politikalarına karşı aldığı korumacı tutum şekillendiriyor. ABD, bütçe açığını azaltmak ve yabancı tedarik zincirlerine bağımlılığı bitirmek amacıyla "Önce Amerika" politikasını MAGA stratejisiyle güncelledi. Trump, gümrük tarifelerini bir pazarlık kozu olarak kullanarak uluslararası sistemi bilinçli bir "öngörülemezlik" üzerine yeniden inşa ediyor.

Küresel paradigma değişimi: 'Önce Amerika' vs. 'Stratejik özerklik'

Bu durum karşısında Avrupa Birliği de stratejik özerklik hamlelerini hızlandırdı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un "hantal karar alma mekanizması" eleştirisine AB kurumlarından yanıt gecikmedi.

AB dış politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, artık oy birliğinin (veto) mümkün olmadığını, kararlara katılmayanların "yapıcı çekimserlik" sergilemesi gerektiğini vurguladı. Bu yöntem zaten son bir yıldır zaman zaman Rusya veya Macaristan örneklerinde uygulanıyor. Bu değişim Türkiye için önemli bir fırsat.

Çekirdek Avrupa ve Yeni Genişleme Modeli Almanya Ekonomi Bakanı Lars Klingbeil ve Belçika Başbakanı Bart de Wever, "Çekirdek Avrupa" fikrini yeniden gündeme getirdi. Bu modele göre Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya ve Polonya'dan oluşan "merkez", üçüncü ülkelerle savunma ve ticaret alanında dilediği gibi iş birliği yapabilecek. Diğer üyeler ise bu anlaşmalara sonradan eklemlenecek. De Wever, çekirdek ülkelerine Belçika ve Lüksemburg'u ekliyor. Bu açıdan da bakıldığında, Türkiye için çok önemli bir fırsat doğuyor.

AB bu doğrultuda tedarik zincirini çeşitlendirmek için dev STA (Serbest Ticaret Anlaşması) hamleleri başlattı. Hafta başında imzalanan AB-Hindistan STA'sını; Vietnam, Meksika ve Endonezya (2026); Filipinler ve Tayland (2027) izleyecek. Bu anlaşmalar sadece ticari değil, aynı zamanda stratejik savunma ve güvenlik boyutlarını da kapsıyor.

Türkiye için fırsatlar ve iş dünyasının sorumluluğu

Brüksel-Yeni Delhi arasındaki STA'nın Türk iş dünyasında yarattığı infial ölçüsüzdür. Türkiye, AB'ye fiziksel yakınlığı ve iksa ülkesi konumu, üretim standardı ve istikrarıyla Hindistan veya Mercosur ülkelerinden çok daha avantajlıdır. Hindistan Çin/Rusya eksenine, Mercosur ise ABD etkisine açıktır. Türkiye ise bu risklerden uzakta, güvenli bir liman olma potansiyelini korumaktadır.