Avrupa'da stratejik dönüşüm 'çabası'

Bugün Pazar, bugün Almanya'da aşırı sağ azar mı Siz bu satırları okurken Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yerel seçimler düzenleniyor. Son kamuoyu araştırmalarına göre, yabancı karşıtı söylemleriyle öne çıkan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oyların %42'sini alması öngörülüyor.

Eyalet seçimlerindeki %5'lik baraj nedeniyle bu oranın altında kalan partilerin parlamentoda temsil edilme imkanı bulunmuyor. Dolayısıyla AfD'nin oyların %42-43'ünü alması halinde, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Almanya'da ilk kez aşırı sağcı bir parti bir eyaleti yönetme hakkı elde edebilir.

Federal yapısı gereği Almanya'da eyaletlerin oldukça geniş yetkileri bulunuyor. AfD adına Saksonya-Anhalt eyaletini yönetmeye aday olan Ulrich Siegmund, federal düzeyde kararlaştırılan çevre ve göç yasalarını uygulamayacağını açıkladı. Siegmund'un bu vaadini hayata geçirmesi durumunda, Almanya'yı sadece bir aşırı sağ problemi değil, aynı zamanda ciddi bir anayasa krizi de bekliyor olacak.

Fransa, İtalya ve İspanya'da siyasi sıkışma

Saksonya'da seçimler sürerken, diğer Avrupa ülkelerinde de kritik gelişmeler yaşanıyor. Örneğin Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen, anketlere göre seçim yarışını önde götürüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un merkez sağ ve sol partileri eriterek net bir hat çizememesi, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda aşırı sağ ile aşırı sol LFI partisinin adayları arasında çetin bir rekabete yol açabilir.

İtalya'da ise Başbakan Giorgia Meloni, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ülkenin en istikrarlı ve en uzun süre görevde kalan başbakanı unvanını elde etti. Ancak koalisyon ortaklarından Kuzey Ligi'nin eski üyesi, emekli general ve Ulusal Gelecek partisinin lideri Roberto Vannacci, Meloni'nin siyasi konumunu tehdit ediyor. Yaklaşık 18 ay önce oy oranı %4,5 seviyesinde görünen Vannacci'nin partisi bugün %9 sınırını zorlarken, Meloni kanadında ciddi bir oy kaybı yaşanıyor.

İspanya'da ise eşi hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen Başbakan Pedro Sanchez, Ceuta'da yaşanan yasa dışı Faslı göçmen krizini yönetme biçimi nedeniyle ciddi bir siyasi erozyonla karşı karşıya bulunuyor. Yunanistan ve Rum kesiminde kısır Türkiye takıntılı seçim süreci de cabası.

AB'nin stratejik dönüşümü ve liderlik arayışı

Avrupa Birliği (AB) kanadında ise ABD'nin stratejik odağını Asya'ya kaydırması ve Washington'un Avrupa'daki konvansiyonel kuvvetlerini çekme kararını uygulamaya koyması üzerine yeni bir yapılanma süreci yaşanıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, üye ülke ekonomilerini canlandırma ve reform süreçlerine gerekli ivmeyi kazandırmakta yetersiz kalıyor. Bu tablo karşısında eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, AB'yi yeniden canlandırmak amacıyla "The Rhine" grubunu kurarak yeni fikirler üretmeyi hedefliyor. Ancak Rhine grubu, AB'nin tamamını temsil etmediği, Merkez ve Doğu Avrupa üyelerine yer vermediği ve yalnızca Batı Avrupa odaklı hareket ettiği gerekçesiyle şimdiden yoğun eleştirilere maruz kalıyor.