Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Brüksel'de düzenlenen NATO savunma bakanları düzeyindeki Kuzey Atlantik Konsey toplantısı ve temasları sonrası Belçika'da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yaptığı açıklamalar, yalnızca toplantı gündemini değil, Türkiye'nin İttifak içindeki konumunu güncel haliyle tanımlayan stratejik bir çerçeve de ortaya koydu.
Güler'in vurgularında öne çıkan başlıklardan biri, NATO'nun dönüşen güvenlik mimarisi oldu. Konvansiyonel tehditlerin yanı sıra hibrit riskler, siber saldırılar ve enerji güvenliği gibi başlıkların öne çıktığı bu yeni dönemi tarif eden Güler, Türkiye'nin aslında kendisini yalnızca bir cephe ülkesi değil, İttifak'ın "stratejik merkezi" olarak konumlandırdığını da gösterdi.
Türkiye'nin önemi
Nitekim NATO nezdinde en büyük ikinci orduya sahip ülke Türkiye. Ayırca İttifak'a en çok katkı veren ilk 5 ülke arasında yer alıyor. Ankara'da yapılacak NATO Liderler Zirvesi'nin işte bu bağlamda bir dönüm noktası olacağının değerlendirmesini yapan Bakan Güler, Türkiye'nin İttifak'a katkısına ilişkin vermiş olduğu mesajları da dikkatle seçti.
Katkı sağlayan ilk beş ülke arasında yer alan Türkiye'nin, yüzde 5 savunma harcaması hedefini de hatırlatan Bakan Güler, bu konuda Ankara'nın çizdiği yol haritasında kararlı adımlarla ilerlediğinin vurgusunu yaptı. Bu açıklaması, kuşkusuz, bazı Avrupa ülkelerinin yüzde 2'lik katkı hedefini henüz yerine getiremiyor olmasının Wahsington ile Brüksel'deki NATO toplantısında yarattığı yankıları hatırlamamıza da vesile oldu.
Keza ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma eğilimi, kıtanın güvenlik yükünü daha fazla üstlenmesini zorunlu kılıyor. Ankara'nın bu hususta üzerine düşen görevi yerine getirmek için gereken imkan ve yeteneğe sahip.
Mayın temizliği
Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında ise Türkiye'nin "denge politikasınu" yeniden teyit eden Bakan Güler, hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek verilmesi hem de Rusya ile diyalog kanallarının açık tutulmasının önemine vurgu yaptı, Ankara'nın arabulucu rolünü sürdürme önemine de dikkat çekti. Aynı bağlamda, Karadeniz'de Montrö rejiminin uygulanmasına yönelik olarak yapmış olduğu vurgu, Türkiye'nin bölgesel dengeyi kontrol etme kapasitesine işaret ediyor.

12