Geçtiğimiz Kasım ayında yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi'ni açıklayan ABD, tamamlayıcı nitelikteki Ulusal Savunma Stratejisi (USS) belgesini yayınladı. Savunma Bakanlığı Pentagon ya da yeni adıyla Savaş Bakanlığı imzalı bu metin, Washington'ın artık "dünyanın polisi" rolünü sürdüremeyeceğini ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasını temsil ediyor.Rapordaki değişim üç temel eksen üzerinde şekillenmekte:
Stratejik odaklanma: ABD, tüm çatışma bölgelerine aynı anda hâkim olamayacağını kabul ederek stratejik sorumlulukları yeniden dağıtmaya karar veriyor,
Caydırıcılığın yeni tanımı: Caydırıcılık artık "ileri mevcudiyet" değil; alan inkârı (anti-access), endüstriyel ölçek büyütme ve ittifaka dayalı ortak üretim olarak tanımlanmakta.
Aktörlerin değişimi: Orta ölçekli güçler, tedarik zincirleri ve şirketler, jeopolitik rekabetin ön safına yerleşmiştir.
Odak değişikliği
Yeni strateji, her çatışmayı önlemek yerine sistemik çöküşü engelleyecek bir küresel rekabet yönetimi hedefliyor. ABD, kendisini "varsayılan güvenlik sağlayıcısı" yerine, tırmanma risklerini yöneten bir "sistem mimarı" olarak konumlandırmakta.
Bu doğrultuda Washington, ağırlığını kendi topraklarına ve Batı Yarı Küre'ye kaydırırken, müttefiklerinden daha fazla "külfet paylaşımı" beklemekte.
Bölgesel sorumluluk devri
Asya-Pasifik'te domine etmek yerine erişim engeline odaklanan ABD, müttefiklerine bölgesel sorumluluk devretmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede;
Avrupa: Washington, Avrupa'nın kendi güvenliğinde liderliği üstlenmesini beklemekte.
Stratejik yeterlilik: Hedef artık "küresel üstünlük" değil, sürekli rekabet koşullarında "stratejik yeterlilik" olarak görülüyor.
Bununla birlikte ABD; Hint-Pasifik, Avrupa ve diğer kriz bölgelerini aynı anda yönetmenin kendi güvenliğini tehlikeye attığını da zımnen itiraf etmişoldu.
'Yük taşıyıcılığı'
ABD, orta ölçekli güçleri sistemin vazgeçilmez yük taşıyıcıları olarak tanımlıyor. Bu rol, Roma İmparatorluğu benzeri "aşırı genişleme"riskine karşı bir sigorta görevi görüyor. Ancak bu özerklik; daha yüksek savunma harcaması ve sanayi üretimi şartına bağlı. Avrupa, siyasi bölünmüşlüğünü artık ABD garantileriyle örtemeyecek; transatlantik ilişkilerin yeni ölçütü de diplomatik söylemler değil, endüstriyel kapasite olacak.
Sonuç: Kontrollü Rekabet
Yeni "Soğuk Savaş", yapısal bir aşamaya geçiyor. Bu süreç, teslimiyetin olmadığı bir rekabet ve kaderciliğin dışlandığı bir caydırıcılık modelidir. Artık temel soru, sistemin bu yeni yükü kırılmadan taşıyıp taşıyamayacağı olacak.
'Refah için anlaşıldı'
İsrail ordu radyosu, ABD ile İsrail'in, Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı'nın açılması konusunda mutabakata vardığını iddia etti. İsrail medyasında yer alan haberlere göre, ABD ve İsrail arasındaki mutabakat, İsrail'deki siyaset ve güvenlik kurumları içindeki "sert görüş ayrılıklarına" rağmen sağlandı.

12