AB-Türkiye ilişkilerinde 'Ama Kıbrıs!'

Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkelerin dışişleri bakanlarını bir araya getiren AB Dış İlişkiler Konseyi bugün Brüksel'de toplanacak. Toplantının gündeminde Türkiye'yi yakından ilgilendiren tam 4 önemli konu var.

Kuşkusuz en önemli konu, kısa adı ESS olan AB'nin güncelleştirilmiş güvenlik stratejisinin ortak anlayış belgesi. 9 sayfalık belgenin Türkiye paragrafında; AB'nin Türkiye ile karşılıklı yarar sağlayan bir ilişki geliştirmesinin Brüksel'in stratejik çıkarına olduğu vurgulanıyor. Ancak Nisan 2024'teki AB Liderler Zirvesi kararlarına atıfta bulunularak, güvenlik ve savunma alanındaki ilişkilerin ancak Kıbrıs konusunda sağlanacak bir ilerleme ile mümkün olabileceği de diplomatik bir dille hatırlatılıyor. Nitekim belgede, "AB-Türkiye iş birliğini daha da güçlendirmek amacıyla Kıbrıs çözüm müzakerelerinin yeniden başlatılmasına ve bu müzakerelerde ilerleme kaydedilmesine özel önem verilmektedir" denilerek "casus belli" (savaş sebebi) meselesine de zımni bir atıfta bulunuluyor. Dolayısıyla AB, görünürde güvenlik ve savunma alanında Türkiye ile stratejik bir ilişki kurma amacı güdüyor; ancak bunun sağlanması için başlıca koşul olarak Kıbrıs sorununun çözüm sürecini işaret ediyor.

Karadeniz'de yeni başlangıç

AB'nin Türkiye ile geliştirmeyi hedeflediği Karadeniz stratejisinin, Güvenlik ve Savunma Stratejisi'ne kıyasla daha olumlu olduğunu söyleyebiliriz. Zira AB'nin 30 sayfalık Karadeniz stratejik eylem planında tam 28 kez Türkiye'ye olumlu atıfta bulunuluyor. Bir önceki yılın raporunu biraz mübalağalı bir şekilde tarif etmek gerekirse; Türkiye neredeyse dışlanmıştı.

Bakanların onaylayacağı güncelleştirilmiş eylem planında ise Türkiye; bu alanda AB'nin kilit ortağı, aday ülke ve NATO üyesi bir devlet olarak hatırlatılıyor. Türkiye'nin Karadeniz'in güvenliği konusunda kilit rol üstlendiği vurgulanıyor. Denizaltı kablolarının güvenliği, deniz seyir güvenliği ve bağlanabilirlik açısından Türkiye'nin adeta "pivot ülke" olduğuna dikkat çekilen bu plan, bir önceki AB Karadeniz stratejisi raporuna göre daha yapıcı ve gerçekçi kaleme alınmış.

Made in Europe'ta teyakkuz

AB'nin, Çin başta olmak üzere üçüncü ülke ürünlerine karşı kendi sanayisini korumak için tasarladığı "Made in Europe" politikasında yeni tartışmalar yaşanıyor.

Türkiye'yi de yakından ilgilendiren bu tartışmada mevcut taslağa göre; Avrupa Komisyonu'nun 6 Mart 2026'da açıkladığı stratejiden önceTürkiye'de üretim yapan şirketler "Made in Europe" kapsamına dahil edilirken, bu tarihten sonra kurulanlarınise bundan yararlanmaması hedefleniyor. Karar henüz alınmış değil ve Ankara, konuyla ilgili Brüksel nezdinde girişimlerini sürdürüyor.

Ancak Fransa, Türkiye'nin "Made in Europe" kapsamıdışında tutulması yönünde duruş sergilerken, Almanya da giderek Fransa'nın pozisyonuna yaklaşıyor. Belçika ve Hollanda ise Türkiye'den yana tavır alıyor.