Sil baştan dönemi

Fenerbahçe yönetimi Tedesco'yu seçimle gönderirken, taraftarlarını statta dört saat işkenceyle bekletmeye devam ediyor—bu adalet krizi değil de ne?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Fenerbahçe'de başkan değişimi, teknik direktör çıkışı ve sezon ortası krizini yönetimin koltuk sevdasına bağlarken, asıl sorunu deplasman taraftarlarına uygulanan güvenlik uygulamalarında görüyor. Başarısızlığın sorumlusu olarak gördüğü yönetim mesafeli dururken, taraftarlar ev sahibi takım dağılması beklenene kadar cezalandırılıyor—acaba bu tür uygulamalar futbolun geleceğini mi zedeleyen asıl sorun?

Sarı lacivertli camia, ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir durumda; adeta futbol takımı gibi.

Eylül ayında göreve gelen Sadettin Saran, bir yılını doldurmadan büyük ihtimalle görevinden ayrılacak. Yerine, sırada bekleyen adaylar var. Barış Göktürk, Hakan Safi, Hakan Bilal Kutlualp isimleri ortaya çıkmaya başlamıştı. Dün kulis haberlerinde ise Mehmet Ali Aydınlar'ın başkan adayı olacağı, maddi yönden kasayı rahatlatacak nakdin hazır olduğu belirtildi.

Aziz Yıldırım, Ali Koç cephesi sessiz. Yakın zamanda geniş açıklamalı bir basın toplantısı düzenleme ihtimalleri olası.

Fenerbahçe, şubat ortasında çıkan başkan adayları haberlerinde şampiyonluğun en güçlü adayıydı. Yapılan bu haberler, Saran ve ekibini yanı sıra Domenico Tedesco nun ekibini de etkilemişti. Kazanılan Süper Kupa sonrası, sebebi çözülemeyen bir düşüşe geçti takım. Bu düşüşte yapılan ara transferler konuşulsa da İtalyan hoca, Samandıra'da yaşanan olaylardan dolayı sıkıntılıydı. Yöneticilerin birçoğu tesislerden çıkmadığı gibi bazı oyunculara verilen imkânlar, hocanın da performansını düşürdü.

Tesislerde alınan kararların anında basına düşmesi İtalyan hocayı iyice şaşırtmıştı. Dışarıya kapalı kutu olan sarı lacivertlilerin haberleri iki kişi üzerinden dönüyordu.

Büyük ihtimalle aday olmayacak olan yönetim, sezonun bitmesine üç hafta kala aldığı bu kararda haklı mıydı Üstelik önünde katılacağı Şampiyonlar Ligi hedefi olmasına rağmen.

Koltuk sevdası mı denir, günü kurtarma çabası mı denir bilinmez; ama Fenerbahçe tekrar sil baştan bir duruma döndü.

Yeni teknik direktör, büyük olasılıkla yeni başkan, yeni sportif direktör, yeni oyuncular, yeni borçlar... Beklenen gündem.

Temmuz başında açıklanacak yeni hedef şimdiden belli: Avrupa'da başarı, bütün kupalara adaylık.

Geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarabilen olur mu Tahminen hayır...

Tedesco tarafına dönersek, başarı durumunda aldığı puan ortalaması düşük olsada son derbi maçı haricinde büyük maçlarda iyi durumda. Düşünün Mourinho derbi kazanamamıştı.

Karışık bir ortamda göreve geldi, istediği oyuncuları seçemediği gibi Devin Özek ve Ertan Torunoğullarının getireceği oyunculara mahkum bırakıldı.

Kariyeri boyunca sakatlık yaşamayan Edson Alvarez sezonun büyük bölümünü sakat geçirdi. Talisca, Skriniar lazım olduğu durumlarda hocayı ve takımı yalnız bıraktı. Kerem Aktürkoğlu takım ile bir türlü özdeşemedi. Kanat bekleri Semedo, Archie Brown sakatlıktan kurtulamadığı gibi Çağlar ve Yiğit Efe mevkilerinde amatör kaldı. Açıklamalarında gık demeden çözüm bulma arayışında olduğunu belirtti. Hataları bazı oyunculara haksızlık yapmasıydı. Tarık Çetin, Oğuz Aydın gibi.

Her hafta maça çıkarken taraftar desteği olmadığı gibi yorumcular tarafından son maçı olarak lanse edildi.