Reklamla dönmeye çalışan çark

Türkiye'de kulüplerin en önemli hedefi yıldız futbolcular almak, en iyi teknik direktörle çalışmak, en iyi menajerleri bulup büyük paralar ödemek.

Futbolcu izleme (scout) ekiplerinin olduğu söyleniyor ancak birkaç kulüp dışında bu çalışmaları yapanların sayısı yok denecek kadar az. Göztepe, bu konuda iyi bir örnek olarak öne çıkıyor. Çoğu takım ise menajerlerin getirdiği oyuncular üzerinden transfer yapıyor ya da yapmaya çalışıyor.

Yıldız futbolcu transferleri, marka değerini artırmak açısından bakıldığında yüzeysel olarak güzel görünüyor. Kâğıt üzerinde zirve yapan, taraftarlar arasında heyecan yaratacak futbolcular bir araya geliyor.

Ancak günümüz ekonomisinde işin mali boyutuna baktığımızda, gelir-gider dengesindeki uyumsuzluk ilerisi için başa bela olabiliyor.

Avrupa'da yeni bir dönem başlarken biz hâlâ kombine, yayın geliri ve forma satışı rakamlarının üzerinde cebelleşip duruyoruz.

Tabii ki bu konular çok önemli detaylar. Ancak baktığımızda yıllardır yayın geliri konusunda dünya sıralamasında ilk 10'un dışındayız.

Yayın gelirinde bir numara olan Premier Lig, ikinci sıradaki La Liga, üçüncü sıradaki Bundesliga ile aramızda büyük farklar bulunuyor. Avrupa dışına baktığımızda MLS, Brezilya, Suudi Arabistan ve Meksika ligleri de bu alanda bizim önümüzde. Harcama konusunda ise bu liglerden aşağı kalır yanımız yok. Harcıyoruz ancak karşılığını alamıyoruz sanki...

Kulüplerimiz bu anlamda kombine ve forma satışlarıyla transfer açıklarını kapattıklarını açıklasalar da divan toplantılarında ve başkanlık seçimlerinde bu açıklar, denetim ve mali açıdan ortaya çıkarılıyor.

Fenerbahçe, Mesut Özil transferi sonrasında kampanya başlatmıştı ancak bu kampanyada beklenen başarıyı sağlayamadı. Daha sonra eski yöneticisinin kanalında "Fener Ol" kampanyasıyla bağış toplama işine girse dahi beklenen gelir elde edilemedi.

Galatasaray, Victor Osimhen için hazırladığı özel "Solo Il Gala" koleksiyon kutusunu satışa sundu, bu girişimden de beklenen karşılık istenildiği gibi olmadı.

Trabzonspor ise Salah ile kombine ve forma satışı yaparak büyük harcamayı karşılamayı düşünüyor. Ancak kamuoyuna yansıyan durumlar pek iç açıcı görünmüyor.

Geçen sezon Salah yokken 14.000 kombine satan Trabzonspor, bu sezon şu anda 20.000'e doğru gidiyor. Kulüp tarihinin kombine satış rekoru kırıldı. Yönetim, hedefin 25.000 olduğunu açıkladı.

Ortalama kombine fiyatlarına bakıldığında, yalnızca kale arkası gibi yerlerin satılması durumunda elde edilecek gelir Salah'ın bir veya iki aylık maaşını karşılayabiliyor. Loca ve özel satışlar bunun dışında. Bunlar da gerçekleşirse durum değişkenlik gösterebilir.

Ertuğrul Doğan, "50 milyon avro verseniz bu reklamı yapamazsınız." diyor.

Ancak bu işler yalnızca reklamla olmuyor. Reklam, bir ürünün satışı için yapılır. Muhammed Salah'ın Trabzon'a gitmesi dünya genelinde başlı başına bir haber. Asıl bakılması gereken soru şu: Bu transferler kulübe ne üretecek, ne kazandıracak

Şampiyonluk tabiki gelir, ülkemizin liginde, onun kazancıda ortada harcı borcunu karşılamıyor.