Fenerbahçe Oyunu!

Cumartesi günü kaybedilen derbinin faturası İrfan Can Kahveci, Semedo ve Oğuz Aydın üçlüsüne kesilmiş gibi görünüyordu. İsmail Kartal; sosyal medyanın, taraftarın ve başkanın telkinleri doğrultusunda bu sezonda pek şans vermediği Mert Müldür, formsuz Kerem Aktürkoğlu ve İsmail Yüksek'in yer aldığı bir 11'le tarihin en iyi Roma'sının karşısına çıktı. Bartuğ Guendouzi'nin yokluğunda formayı kapmıştı.
​Kravatlı futbol yöneticilerinin dilinden düşmeyen klasik cümlelerdir: "Bu sene Şampiyonlar Ligi ve Avrupa seviyesinde bir kadro kuruyoruz, bunun için gece gündüz çalışıyoruz..."
Sonuç mu Takımlarımız mart ayını zor görüyor; nisan ayına kalabilirsek kendimizi mucizevi bir şekilde başarılı sayıyoruz. Üç haneli milyon avrolar harcanarak kurulan iki dev kulübümüzün hâlâ bir iki oyuncunun bireysel performansına mahkûm kalması, yönetimsel "futbol aklının" kalitesini net biçimde özetliyor.
​Çok uzağa gitmeye gerek yok: Çarşamba akşamı Galatasaray, Lizbon'da 90 dakika boyunca Osimhen'in yolunu gözledi. Fenerbahçe ise yıllardır yeni Alex'ini arıyor... Fred vardı, o sahadayken takım maç kaybetmiyordu; gönderildi. Asensio'nun durumunu ise bilen yok; sahada gören olursa arama kurtarma ekibine haber verecek noktaya geldi.
Kadıköy Şampiyonlar Ligi'ne hazır olsa da ilk yarı biterken bu lige hazır olmayan bir Fenerbahçe vardı. Yeni yönetim geçmiş senelere göre "Daha iyi kadro yapacağız" reklamlarıyla gelse de sahada eski sezonları aratan bir takım vardı. Bu takımın gerçek orta sahası kimdir Kanat oyuncuları hangi kanatlarda uçuyor Greenwood dışında topu rakip sahaya götürecek bir oyuncu yok mu Beğenilmeyen yaşlı Kante olmasa durum daha felaket olacak.
​İsmail Kartal: "Fenerbahçe olarak her zaman, her yerde kazanmak için sahaya çıkarız." Geride kapanıp Vedat'a uzun oynayalım; üçgenler kurup kısa paslaşmalarla çıkamazsak ver Greenwood'a, yapsın bir şeyler... Beklenen, özlenen Fenerbahçe planı gerçekten bu mu
Haddimizi bilerek oynuyoruz" düşüncesinin yanlış olduğu ikinci yarının hemen başında belli oldu. Sarı-lacivertliler tarihin en iyi Roma takımının üstüne gitmeye başlayınca golün yanında pozisyonları da bulmaya başladı. Archie Brown gibi golcüsü Vedat topun dibine girse ya da Kerem ile Oğuz Aydın topa sert vurabilseler oyun başka bir senaryoya geçebilirdi.
​Sahi, Fenerbahçe'de Kerem, Galatasaray'da Barış Alper ne zaman 60-70 milyon euroluk oyuncular olduklarını gösterecekler Biri mücadele ediyor, diğeri sadece ısınmada sağa sola doğru koşuyor.
​Avrupa'da kiminle oynarsanız oynayın, içeride oynanan maçta topu rakibe verip oyunu kabullenmek ve kontralarla gol aramak kimsenin isteyeceği bir şey değildir. Hele ki Şampiyonlar Ligi'nde bu hiç olmaz, ezilirsiniz.
Sarı-lacivertli planda Greenwood oyun yönünü değiştirmede çok iyi bir oyuncu. Kerem Aktürkoğlu'nun oyunun yönünü değiştirme özelliği ise tam tersi; top bizdeyken bir anda Roma'ya geçmesi inanılmaz. "Eleştiriler beni daha güçlendirir" açıklamalarının karşılığı, her maç performans düşüşü olarak yansıyor. Gelinen noktada taraftar artık Kerem'den gol ya da asist beklemiyor; top kanat oyuncusuna gelmesin diye dua ediliyor.