Asensio Füzesi, Tedesco Hamleleri

Transfer dönemleri, oyuncuların kafa karışıklığı yaşadığı anlardır. Bu süreçlerde birçok oyuncuda performans düşüşleri görülür. Fenerbahçe, Eylül ayından Ocak ayının başına kadar performans açısından oldukça iyi bir dönem geçirdi.

Ocak ayı başında kazanılan Süper Kupa'nın ardından ise rüzgâr tersine döndü ve kazanamama süreci başladı.

Transfer dönemlerinde; İsmail Yüksek, "Ben iyi oynuyorum, neden Kante alınmak isteniyor" düşüncesine kapıldı. Fred, gitme ve kalma arasında sıkışıp kaldı. Oynadığı takımlarda sakatlık yaşamayan Edson Alvarez'in sakatlık problemi, psikolojik bir duruma dönüştü.

Üç aydır En-Nesyri'nin satılacağı konuşulurken John Duran ismi ön plana çıktı. Lookman alınsaydı Kerem mi, Nene mi yedek kalacaktı sorusu gündeme geldi. Cherif transfer edildi ancak hangi pozisyonda oynayacağı belirsizliğini koruyor. Pazar akşam saatlerinde En-Nesyri nin satılma konusu tekrar gündeme geldi. Dün akşam çıkan haberlerde, resmî olmamakla birlikte Kante'nin geleceği ve iki forvetin takımdan ayrılacağı iddia ediliyor.

Kendi kendini karmaşanın içine sokan sarı lacivertliler, dün akşam zorlu deplasmana En-Nesyri ile başladı. Fred, İsmail, Nene ve Kerem yedekler arasındaydı.

Saha dışındaki karışıklık, saha içine de yansımış olmalı ki Fenerbahçeli oyuncular birbirini anlamakta zorlanır gibiydi. Alvarez ile Guendouzi çoğu zaman yan yana oynarken, Talisca ve Asensio aynı bölgede sıkışıp kaldı, En-Nesyri ise hepsine uzaktı.

Pas oyununu bir kenara bırakırsak, sarı lacivertli oyuncular topu tutmakta dahi zorlandı. Rakip ceza sahasına yapılan üç girişin ikisi Ederson un uzun vuruşlarıyla, diğeri ise Musaba'nın bireysel becerisiyle kazanılan kornerle geldi.

İlk 45 dakikayı etkisiz geçiren Fenerbahçe, uzatma anlarında aynı pozisyon içinde hem En-Nesyri hem de Edson Alvarez ile önemli bir fırsatı değerlendiremedi. Sonrasında sahneye matador Asensio çıktı.

Futbolun yazılı olmayan kuralıdır: Uzaktan atılan bir şutun üst direkten yere çarpması, golü daha da güzelleştirir.

Gol geldi ancak şampiyonluğa oynayan bir takımın 42 dakika boyunca mahkûm bir oyun oynadığı gerçeğini değiştirmedi.

Kocaelispor çok mu iyiydi Hayır. Sadece pas alanlarını kapattı ve kilit oyunculara baskı uyguladı. Can Keleş, Ribas, Petkoviç ile defans bloğuna hatalar yaptırdı.

Teknik verilere bakıldığında, ilk yarıda 52 dakika oynanan maçta topun sadece 22 dakika sahada kaldığı, her iki takımın da birer isabetli şutla devreyi tamamladığı görüldü. Maç sonu gol beklentisi ise birin altındaydı.

İkinci yarıya sert temaslarla başlayan yine Kocaelispor oldu. Durgun oyununa devam eden sarı lacivertliler, hem rakibini hem de tribünleri oyunun içine çekti.Ederson'un çıkardığı pozisyon sonrası direkten dönen top, İtalyan hocayı harekete geçirdi. Bir saat dolmadan aynı anda üç oyuncu değişikliği ile oyuna müdahale etti: İsmail, Kerem ve Nene oyuna girerken; En-Nesyri, Alvarez ve Musaba kenara geldi.