TÜİK'in sağlık verileri ne anlatıyor

TÜRKİYE İstatistik Kurumu'nun hafta içinde yayımladığı sağlık verileri pek dikkat çekmedi.

Oysa çalışma ülkenin bugünü ve geleceği açısından çok kritik bir vizyon sunuyor.

Bu veriler hem toplum sağlığı hem işgücünün geleceği hem de devletin sağlık harcamaları açısından en az doğum istatistikleri kadar önemli.

Çünkü sağlıklı bir halk aynı zamanda devlete daha az yük demek. Dolayısıyla moda tabirle bunu bir beka meselesi olarak görebiliriz. Hatta görmeliyiz.

İşte TÜİK'in üç yıl sonra ilk kez yayınladığı bu verilere göre üç temel meselemiz var: Obezite, fiziksel aktivite yetersizliği ve sigara.

Tabloyu daha net anlamak için TÜİK'in yayımladığı verileri, OECD'nin (2025) ve Dünya Sağlık Örgütü'nün (2022) raporlarıyla kıyasladım.

Haberin Devamı

SEVİMSİZ BİR LİDERLİK

Açıklanan verilere göre sağlıkta iki büyük sorunumuzdan biri tütün ürünleri kullanımı.

TÜİK, ülkenin yüzde 30'unun düzenli olarak sigara içtiğini söylüyor. Bu, OECD ülkeleri arasında en yüksek sigara içme oranı anlamına geliyor.

Bize bu konuda en yakın iki ülke yüzde 25 ile Macaristan ve Yunanistan.

BÜYÜK HAREKETSİZLİK

Dünya Sağlık Örgütü, haftada toplam 150 dakikadan daha az fiziksel aktivite yapılmasını "hareketsizlik" olarak tanımlıyor. TÜİK de kendi raporunda bu tanımı kullanmış. Ama ortaya çıkan sonuç vahim.

Türkiye'de nüfusun yüzde 86'sı hiçbir fiziksel aktivite yapmadığını söylüyor. Hollanda'da bunu söyleyenlerin oranı sadece yüzde 4.

Tabii ki spor ve sağlıklı yaşam konusunda takıntılı Kuzey Avrupa ülkeleriyle Türkiye'yi kıyaslamak doğru olmayabilir.

Ama bu konudaki OECD ortalaması da yüzde 30. Yani arada bir uçurum var.

Eğer TÜİK'in çalışmasında metodolojik bir hata yoksa bu konuda uzun uzun düşünmek gerek.

DOĞAL SONUÇ OBEZİTE

Bu hareketsizliğin doğal sonucunun obezite oranlarına yansıyacağı düşünülebilir. Rakamlar da bunu doğrular nitelikte.

Son üç yıl içinde obezite oranında erkeklerde yüzde 2.5, kadınlarda ise yüzde 1.3'lük bir artış dikkat çekiyor.

Toplam nüfustaki obezite oranı da yüzde 21.8'e ulaşmış vaziyette. Bu konudaki OECD ortalaması ise yüzde 19.

Haberin Devamı

Ortalamanın üzerinde olmamıza rağmen, Meksika (yüzde 36) ve ABD (yüzde 35) gibi zirvedeki ülkelerden uzağız.

Yine de bizimle benzer mutfak kültürüne sahip Yunanistan ve İtalya'da bu oranın yüzde 12 olduğunu görmek düşündürücü.

Üstelik son 15 yılın verilerine bakıldığında Türkiye'deki obezite oranının hızlı bir yükseliş trendinde olduğu görülüyor.

Bu üç verinin önemli sağlık risklerini işaret ettiği açık. Ama bu bir kısırdöngü de değil.

Ben Türkiye'de fiziksel hareketlilik ve spor yapma alışkanlığı konusunda bir düşünce devrimine ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. O, başka bir yazının konusu.

Ancak toplum olarak biraz harekete geçsek obezitenin de sigara kullanımının da kayda değer şekilde düşeceğine inanıyorum.

Haberin Devamı

Sadece "spor olsun diye" değil.

Bu konuda uzun vadeli ciddi bir kamu politikası yaratmak ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıyor.

PLAJDA SİGARA KABİNİ TUTAR MI

ANTALYA'nın bu yıl COP 31'e ev sahipliği yapması önemli bir gelişme. Kariyerini bu toplantıları izlemek üzerine kuran uluslararası gazeteciler var.

Geçenlerde onlardan biri COP 31 vesilesiyle ilk kez Antalya'ya gideceğini söyleyip benden hava ve sinek durumu hakkında bilgi istedi.

Salim Uzun'un Hürriyet'teki haberinden anladığımız kadarıyla COP 31 yasaklarıyla artık