Dünya bu bayrama da savaşların gölgesinde girdi.
İnsanoğlunun tarihte yaptığı hataları tekrarlamak gibi kötü bir huyu var.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş da bunun göstergesi.
Bölgedeki petrol ve gaz sahalarının vurulmasıyla yeni ve kirli bir aşamaya geçen savaşın akıbeti belirsiz.
ABD, savaşa başlarken hiç hesaba katmadığı anlaşılan Hürmüz denkleminde kilitlenmiş durumda.
Oysa ki yakın tarihteki başka bir çatışmada yine benzer bir enerji krizi yaşanmıştı.
İran-Irak 1980-88 yılları arasında savaştı. Silah lobileri dışında kazananı belirsiz bu savaşın en önemli aşamalarından biri Tanker Savaşı'ydı.
İLK KURBAN TÜRK GEMİSİ
Irak'ın petrol tankerlerini hedef almasıyla başlayan Tanker Savaşı, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nı uzun süre çatışma alanına çevirip bugünkü koşulları yarattı.
Haberin Devamıİlginçtir bu çatışmanın ilk mağduru bir Türk gemisiydi.
Son günlerde ABD'nin hedefindeki İran'a ait Harg Adası'nda petrol yükleyen Atlas I tankeri 1982 yılında Irak bombalarının hedefi oldu.
Bu saldırının ardından iki ülke de karşı tarafın ticari ortaklarına ait gemileri vurmaya başladı. 1985'te çatışmalar alevlendi.
O dönemki Irak lideri Saddam Hüseyin, İran'ı Hürmüz Boğazı'nı kapatmaya zorlayarak ABD'yi kendi yanına çekmeyi planladı. Ama boğazın kapanması ekonomik açıdan İran'ın da işine gelmiyordu.
İran Hürmüz'e döşediği mayınların yanı sıra tanksavar roketleri de gemileri vurmak için kullanıp karmaşık bir savunma stratejisine geçti.
Bu sırada savaşta tarafsız pozisyondaki Kuveyt, Basra Körfezi ve Hürmüz'den petrol taşıyabilmek için uluslararası yardım çağrısı yaptı.
İlk yanıt Rusya'dan geldi. Basra'yı Sovyetlere bırakmak istemeyen ABD ise tıpkı bugünkü gibi müttefikleri Fransa ve İngiltere'den yardım istedi.
TANKER MAYINLARA ÇARPTI
Amerikalıların Earnest Will (Ciddi İrade) adını verdikleri operasyon için 30 savaş gemisinin dahil olduğu bir görev gücü oluşturuldu.
Kuveyt'e ait petrol tankerlerinin Amerikan bayrağı çekip Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nden geçmesi hedefleniyordu.
Haberin DevamıAncak bölgede yeterli mayın taraması yapılmamıştı. MV Bridgeton ismi verilerek körfezi geçmeye çalışan ilk Kuveyt tankeri bir mayına çarptı. Dev tanker batmadan denizde ilerlemeyi başardı ancak mayınlara karşı daha savunmasız olan Amerikan savaş gemileri Bridgeton'ı dümen suyundan takip etmek zorunda kaldı.
Bu manzara Amerikan donanmanın imajına hayli zarar verdi. Bunu telafi etmek için de Amerikalılar bölgeye kuvvetli bir yığınak yaptı.
Bu yığınak ABD ve İran sıcak çatışmasını doğurdu. Petrol sahaları vuruldu, yeni bir enerji krizi tetiklendi.
Çatışmada İran donanması ağır yara alsa da Amerikalılar Hürmüz'de bugünkü krizi tetikleyen ilişkin iki yanlış hesap yaptılar.
Haberin Devamı* Hürmüz Boğazı'nı kapatmak İran'ın işine gelmez: Normal şartlarda geçerli olan bu bakış tıpkı enerji tesislerinin vurulması gibi İran'ın krizi tırmandırmak istediğinde anlamsız kalıyor. İran bugün bunu yapıyor.
* Petrol piyasası Hürmüz'deki soruna uyum sağlayabilir: ABD, İran-Irak savaşı sırasında böyle düşünüyordu. Muhtemelen Trump'ın İran saldırısının ardında da bu yanlış hesap var. Bugün hepimiz acı gerçekle yüzleşiyoruz.

3