İran savaşında herkesin kendi zaferini ilan etmeye yakın bir yerlerdeyiz.
Çatışmaların durması açısından başkaca bir yol da pek mümkün görünmüyor.
ABD Başkanı Trump son birkaç gündür "neredeyse kazanılmış bir zaferden" bahsediyor.
Çok değil 14 gün önce İran'a saldırı emri verirken ABD'nin üç temel amacını dünyaya ilan etmişti:
- Rejim değişikliği.
- İran nükleer programının yok edilmesi.
- İran halkına özgürlük.
Bu yazıyı kaleme alırken bu hedeflerden hiçbirine ulaşılmış değildi.
Aksi gibi:
- Hamaney öldürülse de daha genç ve sekter bir Hamaney bayrağı devraldı.
- Özgürlük vaat edilen İran halkının başına bomba yağdı.
- Nükleer programın akıbeti meçhul ama elimizde nur topu gibi bir petrol krizi var.
Üstelik karadan geniş çaplı bir operasyon haricinde Trump'ın rejim değişikliği hayalinin karşılığı olmadığı da anlaşıldı.
O senaryonun ise ABD açısından yeni bir Vietnam doğurması muhtemel. Bu yüzden rejim değişikliği retoriğini birkaç gündür duymuyoruz.
Haberin DevamıKısaca ABD ve İsrail bu savaşın kazananı değil.
İran ise saldırılara karşı Hürmüz Boğazı ve Ortadoğu'yu savaş alanına çevirme kartını kullandı. Vekil kuvvet olarak Lübnan Hizbullah'ını ve Irak'ta Haşdi Şabi'yi devreye soktu.
Kendi açısından başarılı bir direnç gösterse de çatışmanın maliyeti İran için de oldukça ağır olacak.
Geçen yaz 12 Gün Savaşı'nın yükü sebebiyle yaşanan devalüasyon İran'daki büyük esnaf protestosunun temelini oluşturmuştu. Bu kez tablo çok daha karanlık.
Özetle Trump'ın amaçlarının hiçbirine ulaşamadığı İran'ın ise büyük bir ekonomik yıkım yaşayacağı bir çatışmaya tanıklık ediyoruz.
Fakat bu savaşın tarafları dışında bir "kazananı" olduğu söylenebilir: Rusya.
Ukrayna ile dört yıldır sürdürdüğü savaş nedeniyle uluslararası toplumdan büyük oranda izole olan Putin'in burada tarihi bir fırsat gördüğü açık.
Rusya bir "arabuluculuk imkânı" olarak gördüğü saldırıları sert şekilde kınamaktan kaçındı.
"Gerilimin düşmesi çağrısının" ardından Putin ile Trump'ın telefon görüşmesi ve Trump'ın "Putin yardımcı olmak istiyor" sözleri bunun kanıtı sayılabilir.
Haberin DevamıRusya için tek kazanç diplomasi de değil.
Artan petrol fiyatları iki yönlü olarak Rusya'ya yarıyor.
Rusya bütçesinde bu yıl petrol ihraç fiyatı varil başına 59 dolar olarak öngörülmüş. 100 dolarları bulan petrol fiyatı bu bakımdan Moskova'nın hanesine yazılıyor.
Üstelik petrol fiyat ve arzındaki sorun Rusya'ya yaptırımların hafifletilmesi umudunu da veriyor.
Daha geçen hafta Trump, Hindistan'a savaş boyunca Rus petrolü alabileceğine dair bir muafiyet tanıdı. Önceki gün bu muafiyet 30 gün boyunca diğer ülkeler lehine genişletildi.
Çatışma uzar ve petrol krizi büyürse Rusya üzerindeki yaptırımların en azından petrol konusunda hafifletilmesi beklenebilir.
Haberin DevamıTüm bunlar olurken bu hafta iki ilginç gelişme daha yaşandı.
Kırım'ın ilhakından bu yana kendi bayraklarıyla yarışamayan Rus Paralimpik sporcular 10 yıl sonra Olimpiyata katılma hakkı elde etti.
Yine Ukrayna savaşıyla birlikte sanat dünyasından da dışlanan Rusya ilk kez Venedik Bienali'nde ulusal pavyon açma imkânı buldu.
Tesadüf mü Uluslararası ilişkilerde tesadüfe pek yer yoktur.
RUSYA'NIN DRONLARDAKİ GİZLİ ELİ
İngiliz Savuma Bakanı John Healey'e göre İran'ın bölgedeki dron saldırılarının arkasında Rusya var.
İngiliz ordusunun Healey'e sunduğu raporda Rusya, Ukrayna'da kullandığı Şahid dronları konusunda İran'a güncel olarak bilgi ve eğitim veriyormuş.
Haberin Devamıİşin ilginç yanı Rusya, Şahid 136 deltakanat tipi dronların tasarımını İran'dan alıp Ukrayna'da kullandı.
Şimdi İran'dan daha fazla tecrübeye sahip olduğu için son iki haftadır İran'la düzenli olarak bilgi paylaştığı iddia ediliyor.
İran son iki haftada saldırılarda 2.000'den fazla Şahid dronu kullandı.
Eğer bu şekilde devam ederse Batı cephesi de dron savunması konusunda Zelenski'nin kapısında kuyruk olabilir.
İRAN OSCAR ALIR MI
Cafer Penahi'nin "Görünmez Kaza" filmini izledim.

8