İSRAİL'de iki ay sonra yapılacak seçimler Netanyahu açısından bir hayatta kalma mücadelesi. Bunu artık çok daha iyi anlıyoruz.
Sadece Gazze'deki katliam dolayısıyla da değil. Netanyahu, hakkındaki yolsuzluk davası sebebiyle içeride de mahkûmiyetle karşı karşıya.
Önceki gün Haaretz gazetesinde Esther Solomon, "Netanyahu'nun Ortadoğu'yu öğütme planı" başlıklı yazısında şöyle diyordu: "İsrail başbakanı seçim kampanyasında aşırı hızlanmış durumda. Artık İsrail'de ya da bölgede hiç kimse güvende değil."
Solomon, Netanyahu'nun ne yaparsa yapsın anketlerdeki bir "cam tavana" çarpıp çaresiz kaldığını söylüyor. Mevcut anketler Likud'a 20-25 arasında bir koltuk veriyor. Bu rakam dört yıl önce koalisyon kurulurken 32'ydi.
Yani bu şartlarda Netanyahu'nun iktidarı elinde tutması pek mümkün gözükmüyor.
O yüzden siyasi kariyeri boyunca hep işe yaradığını gördüğü o eski politikayı bütün bölgeye yaymakta kararlı.
Haberin DevamıBununla birlikte, Suriye hamlesi bölgede yakın tarihteki en tehlikeli oyun olabilir.
Son dönemde buna ilişkin verilen mesajları alt alta koyduğumuzda tablo biraz netleşiyor.
Hatırlarsanız, Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında ABD Başkanı Trump Türkiye'yi överken "İran'ın yanında savaşa girebilirdi, girmedi" demişti.
Çoğu insanın başta anlam veremediği bu sözün arkasında Türkiye'nin bölgedeki PKK unsurlarının İran'a kara harekâtı yapmasını engellemesinin yattığı düşünülüyor.
İlginçtir bu konuda geçen hafta İngiltere'de İsrail'e en yakın gazetelerden Telegraph'ta bir haber yayımlandı.
İsrailli yetkililere dayandırılan habere göre Netanyahu savaştan hemen önce, İran'da rejimi devirme planı için Mossad'ın hazırladığı "Kürt silahlı birimlerinin kara operasyonu" planını Trump'a sunmuş.
Habere göre mart ayının ortasına kadar bu yönde hazırlıklar tamamlanmış. Ancak Trump bölgedeki aşiret liderleriyle konuşurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan araya girip operasyonu engellemiş.
Netanyahu'nun bu duruma bozulup Mossad'da planı hazırlayan iki üst düzey yetkiliyi görevden aldığı söyleniyor.
Haberin DevamıBu haber İsrail Başbakanı'nın içinde bulunduğu politik çıkmazı göstermesinin yanı sıra bir noktaya daha işaret ediyor. Netanyahu yönetimi, ülke dışında İran rejiminin düşmesine Türkiye'nin engel olduğu algısını yaratarak kendine meşru bir alan açmaya çalışıyor.
Birkaç gün sonra ise Suriye'de boş bir havalimanını vurarak Türkiye'ye gözdağı vermeye çalışıyor.
Özetle, dünyada neredeyse bütün meşruiyetini yitirmiş, içeride siyaseten köşeye sıkışmış bir yönetimin kaos planıyla karşı karşıyayız.
Bu tip anlarda zor ve zaruri olan aklıselimi koruyabilmektir.
Türkiye, Ebu Ez-Zuhur'da yaşananın Suriye'nin egemenliğine açık bir saldırı olduğunu belirten ve uluslararası hukuku önceleyen bir açıklama yaptı.
Haberin DevamıBir taraftan da Suriye'de "tek ordu" kurulmasına yönelik çabalara destek vermeye devam edileceğini açıkladı.
Böylece diplomatik olarak yapılması gereken, iki noktayla vurgulanmış oldu.

14