HOMEROS'un destanından esinlenerek çekilen The Odyssey filmi bu günlerde kültür ve sanat dünyasının en sıcak konusu.
Film sinema sektöründen edebiyata hatta siyasete kadar pek çok alanda tartışma yarattı.
Orijinal eserin Homeros'a aitliği konusunda hatta Homeros'un hayatı hakkında soru işaretleri varken filmin "kitabîliği" tarihçileri birbirine düşürdü.
Yunanistan'daki aşırı sağcı Zafer Partisi "Bizim mitolojimizde siyah yoktur" çıkışıyla kendine yakışanı yaptı.
Batı basınındaki film eleştirmenlerinin çoğu filmin yönetmeni Christopher Nolan'a 5 yıldızı yapıştırdı. Hürriyet'te sevgili Uğur Vardan ise filme 2.5 yıldızla ancak geçer not verdi.
Ben filmi beğenenlerdenim. Fakat filmin Türkiye için önemli bir boyutu daha var.
Nolan'ın filmi bir nevi Truva Savaşı'na içsel bir eleştiri yolluyor. Odyssey, evine dönerken Truva'daki yıkımın, yağmanın ve yaptığı savaş hilesinin yükünü taşıyor.
Haberin DevamıBu yönüyle film şahane bir Truva güzellemesi.
Çanakkale'deki antik Truva kalıntıları.
Nolan, yıllar sonra Truva'nın tekrar dünya turizminde öne çıkması açısından Türkiye'ye gollük bir pas atmış.
Bence Kültür ve Turizm Bakanlığı bu durumdan faydalanmalı.
Yurtdışında filmi izleyen birçok kişi Truva diye bir yerin gerçekten bulunduğunu bilmiyor.
Nolan'ın filmi sadece ABD'de bir haftada 7.5 milyon insanı sinema salonuna çekti, 10 günde 330 milyon dolar hasılat yaptı. Yani yeni bir kültür fenomeniyle karşı karşıyayız.
En önemli arkeolojik zenginliklerimizden birini tekrar dünyaya duyurmak için bu bulunmaz bir fırsat.
MATT DAMON'I EVE GETİRMEK
SİNEMASEVERLERİN tuttuğu Hollywood istatistikleri bazen çok eğlenceli oluyor.
1999'dan bu yana Matt Damon'ın oynadığı ve senaryosunda "onu eve getirmek için çekilen" filmlere 600 milyon dolarlık masraf yapılmış.
İkinci Dünya Savaşı'ndan Antik Yunan'a senaryo değişmiyor. O Matt Damon evine bir şekilde dönecek. Meselemiz bu.
Haberin DevamıFATİH VE TRUVA'NIN İNTİKAMI
TRUVA Savaşı, tarihçiler açısından bir Doğu ve Batı mücadelesi olarak kabul ediliyor. Hatta hikâye Fatih Sultan Mehmet'e kadar uzanıyor.
Fatih'in genç yaşta farklı dillerde okuduğu eserler sayesinde kendini İskender, Anibal, Sezar ya da Keykavus gibi isimlerle kıyasladığı biliniyor.
O dönemin tarihçilerinden İmrozlu Kritovulos, Fatih'in İstanbul'un fethini Truva'nın intikamı olarak gördüğünü söyler.
Kritovulos, 1462'deki Midilli Seferi sırasında Truva kalıntılarını inceleyen, Aşil'in, Hektor'un mezarlarını aratan Fatih'in şu sözleri söylediğini iddia ediyor:
"Allah beni bu şehrin ve halkının müttefiki olmak üzere bu zamana sakladı. Bu şehrin düşmanlarını yendik ve onların yurdunu aldık... Onların biz Asyalılara karşı tekrar tekrar yaptıkları kötülüklerin öcünü, aradan pek çok çağ geçmiş olsa da torunlarından aldık."
Haberin DevamıOdyssey filmini izlerken aklıma Fatih'in çağları aşan vizyonunu gösteren bu hikâye geldi. Meraklısı için bu konuda Erhan Afyoncu'nun "Truva'nın İntikamı" kitabını öneririm.
HUSİLER, SUUDİLER VE NÜKLEER
ABD ve Suudi Arabistan arasında imzalanan nükleer anlaşma bölge için İran savaşı kadar önemli bir olay.
Bu hamle ABD'nin bölgeye uyguladığı son 30 yıllık politikadan büyük bir sapma. Sonuçları itibariyle bütün ülkeleri etkileyecek bir gelişme.
Bir bakıma İran'dan masada istediğini alamayan Trump'ın

15