NATO masasındaki 5 büyük mesele

Avrupalı ya da Amerikalı herkesin ağzından aynı cümle duyuluyor: "Ankara Zirvesi diğerlerinden farklı önemde."

Peki neden öyle Çünkü NATO bir yol ayrımında.

Türkiye belki de NATO'nun en kritik toplantısına ev sahipliği yaparken ittifakın şapkası çiçekle dolu değil.

EKSEN KAYMASI

Masadaki en büyük sorun ABD'nin stratejik önceliğinin giderek Hint-Pasifik bölgesine kayması ve Avrupa'ya ayırdığı askerî kaynakların azalması. Büyük ayrışmanın temelinde bu var. Avrupa, artık güvenlikte ABD'ye bağımlı olamayacağı acı gerçeğiyle karşı karşıya.

PARA SİLAHADÖNÜŞEMEDİ

NATO'nun asıl meselesi savunmaya bütçe ayrılması değil. Savunma harcamalarındaki artışın hızlı bir şekilde silaha dönüştürülememesi. O yüzden dünkü savunma sanayii forumu NATO için hayati önemdeydi. Genel Sekreter Rutte'nin ortak çalışma teklifi de bu durumu kanıtlıyor.

RUSYA PROBLEMİ

Şimdilerde NATO 3.0 konuşulsa da ittifakın 77 yıllık tarihinde değişmeyen temel bir problem var: Rus tehdidi! Rusya'nın askerî baskısı, sabotaj faaliyetleri ve hibrit tehditleri NATO'nun doğu ve kuzey kanatları için en büyük risk. Avrupa'nın bütün savunma planlaması bu tehdit üzerine inşa ediliyor.

Haberin Devamı

AVRUPA'NIN İKİLEMİ

ABD desteğini azaltırken Avrupa savunma sanayiinin mühimmat, hava savunması ve ağır silah üretim kapasitesinde yetersizlikler öne çıkıyor. Avrupa bir yanda hızlıca kendi savunma sistemini kurmak isterken diğer yanda Fransa gibi birkaç ülke Türkiye'nin bu konuda inisiyatif almasına karşı çıkıyor. Bu ikilemin aşılması için Ankara'da adım atılabilir.

UYGULAMA SORUNU

NATO'nun en büyük sorunlarından biri
savunma alanında alınan siyasi kararların uygulanmasını sağlayacak mekanizmanın çalışmaması. O yüzden Trump yönetimi her üye için adeta karne dağıtıyor. Bu, kısa vadede çözülecek bir sorun değil. Ama NATO'nun ortak planlama yapmasını engelliyor.

KÖTÜ ÇOCUKTAN HAYATİ ÜYELİĞE

Çok değil birkaç yıl önce Avrupa ve Amerika'da Türkiye'nin NATO üyeliği ciddi şekilde sorgulanıyordu.

Özellikle Rusya ile ilişkisi nedeniyle Türkiye ittifakın "kötü çocuğu" gibi görülmeye başlamıştı.

Haberin Devamı

Bu süreçte Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye'de rejim değişikliği, Gazze katliamı ve İran-ABD çatışması yaşandı.

Dünya değişti, Avrupa değişti, yazılıp çizilenler de değişti.

Ankara Zirvesi öncesinde Batı basınında Türkiye'nin NATO'da ne kadar kritik rol oynadığına dair neredeyse her gün bir yazı çıktı.

Mesela dün New York Times'ta "Tehditlere karşı NATO Türkiye'de yeni bir değer buldu" başlıklı bir yazı yayımlandı.

Yazıda uzun uzun neden Türkiye'nin NATO üyeliğinin hayati önemde olduğu anlatılıyor.

Politico'daki bir yazıda da Türk savunma sanayiinin NATO'nun geleceği açısından nasıl kritik bir rol oynayacağı tartışılıyordu.

İşin ilginci Türkiye'ye dair her dönemde mesafeli duran yayınlarda da benzer bakış açısı var.

Haberin Devamı

Mesela İngiliz Telegraph Türkiye'yi sorunlu ve güvenilmez bir müttefik olarak tanımlasa da zirveye ilişkin başyazısında "Türkiye Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu açısından NATO için vazgeçilmez olmayı sürdürecek, Avrupa buna göre plan yapmalı" diyor.

Birkaç yıl önce aynı mecralarda "Türkiye NATO'dan çıkarılmalı" yazıları yazanlara ise rastlamak mümkün değil. Sanırım onlar da kendilerine olan inançlarını yitirdiler.

DERİNHASSAS VURUŞ KOALİSYONU

Ankara Zirvesi'nin en kritik başlıklarından biri Avrupa'nın yeni savunma arayışı. Trump'ın Almanya'da Tomahawk seyir füzeli taburu iptal etmesinin ardından "Rus tehdidine" karşı masadaki en somut seçenek bir uzun menzilli füze ittifakı.

Haberin Devamı

İttifakın amacı 3000 kilometre menzile ulaşabilen "derin hassas vuruş" kapasitesine sahip silahlar üretmek.

İngiltere'nin önerisiyle masaya gelecek koalisyonda Almanya, Fransa, Ukrayna ve Hollanda'nın da adı geçiyor. Yarınki sonuç bildirgesine bu yönde bir hedef konulacak mı Göreceğiz.

CAATSA, F35SATIŞININ İLK ADIMI

ABD Başkanı Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptığı görüşme sırasında CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklaması çok önemli bir eşik.