TEMMUZ ayında Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin, ittifak açısından bir dönüm noktası olduğu anlaşılıyor.
Bir yanda zirve hazırlıkları sürerken diğer tarafta NATO'nun farklı cephelerini temsil eden ülkeler hummalı bir diplomatik yarışın içindeler.
Ankara Zirvesi'nin Soğuk Savaş'tan bu yana NATO'daki en çekişmeli ve en önemli toplantı olacağı iddia ediliyor.
Kısa süre önce Avrupalı müttefiklerinden Hürmüz'de istediği desteği bulamayan ABD Başkanı Trump ittifak için "kâğıttan kaplan" demişti.
İşte buzdağının görünen kısmında Trump'ın NATO'nun geleceğine biçtiği rol var.
ABD Başkanı, ittifakın Avrupa'yı Rusya'ya karşı korumak için mali yükünü üstlenmeyi reddediyor. Özellikle Avrupalı üyelerin askeri harcamaları artırmasını şart koşuyor. Ayrıca ittifakın odağını Avrupa'dan Hint-Pasifik'e çevirmesini istiyor.
Ancak sorun sadece bu değil.
Haberin DevamıAVRUPA'NIN EN İYİASKERİ SEÇENEĞİ NATO
NATO'nun kurucu ülkeleri arasında da bugün ittifakın konumuna ilişkin farklı vizyonlar söz konusu.
Örneğin Fransa... Hatırlarsanız birkaç yıl önce Fransa Cumhurbaşkanı Macron, "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" diye buyurmuştu. Aslında bu, Fransa'nın mevcut konumu açısından anlaşılır bir söz.
Macron, Avrupa'nın savunmasını ABD'ye bağımlı olmaktan çıkarma hedefinde. AB'nin savunma projesi SAFE'e odaklanması ve kendi askeri yapısını oluşturmasını istiyor. Hatta açıkça AB üyesi olmayan müttefikleri İngiltere ve Türkiye'yi bu planın dışında tutmaya çalışıyor.
Tabii, Charles de Gaulle'ün 1966'da Fransa'yı NATO'nun askeri kanadından çıkardığı ve ancak 2009'da Sarkozy döneminde geri döndüğü hatırlanırsa Fransa'nın pozisyonu daha net anlaşılabilir.
Macron ihtiraslı bir lider.
Ancak gerçek şu ki mevcut şartlarda Avrupa'nın elinde NATO'dan daha iyi bir askeri seçenek yok. Eski kıtanın ekonomisi de yakın zamanda bunun değişemeyeceğini gösteriyor.
Bununla birlikte ittifakın kurucu üyelerinden İngiltere, Fransa ve ABD'den farklı bir noktada duruyor. NATO'nun fikir babası olarak İngiltere'nin eski dışişleri bakanlarından Ernest Bevin gösterilir.
Haberin DevamıBevin, Stalin'i durdurmanın ancak ABD'nin Avrupa'yı savunmasıyla mümkün olacağını düşünüyordu.
Bir taraftan da Britanya'nın İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda kaybettiği emperyal etkiyi tekrar canlandırma hedefindeydi.
Bunun için Brüksel Anlaşması'nı bir basamak olarak kullanıp NATO'nun temelini oluşturdu.
ZİRVEDE BÜYÜK BİRYOL AYRIMI OLABİLİR
Bugün İngiltere, AB dışında olsa da NATO'nun temel misyonunun hâlâ Avrupa'nın korunması olduğunu düşünüyor. Bu yönden Fransa ile taban tabana zıt sayılırlar.
Yine İngiltere kendini transatlantik ittifakta bir köprü olarak konumlandırıyor.
Bu açıdan Türkiye ile son dönemde NATO içinde ve dışında çok boyutlu, pragmatik bir işbirliği yapıyor.
Haberin DevamıTabii bu üç temel cepheleşmenin yanı sıra ittifak içinde Kanada, İskandinavya ve Balkan hattında da başka mücadeleler mevcut.
Tüm bu ayrışmalar yaşanırken Ankara zirvesinin gündeminde deve dişi gibi meseleler tartışılacak.
En iyi senaryoda temmuza kadar Hürmüz sorununun çözüleceğini varsaysak bile Ukrayna savaşının geleceği ve ABD-Avrupa hattının nasıl onarılacağı meçhul.
Trump'ın şart koştuğu yüzde 5'lik savunma hedefi de meselenin bir boyutu. Avrupalıların asker sayısını nasıl artıracağı ise başka bir sorun.
Özetle, Ankara zirvesi NATO için büyük bir yol ayrımı olabilir.
ANKARA'NIN HAYATİ ROLÜ

3