Masadaki 5 risk ve 4 umut

ABD-İran barış masasında Netanyahu'nun sabotaj riski ve Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomiyi rehin alması arasında sıkışan bir çözüm mümkün müdür?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD-İran arasında kurulabilecek barış masasının beş ana riskle (yarımyamalak ateşkes, karşılıklı güvensizlik, Netanyahu'nun çıkarları, maksimalist talepler, Hürmüz dilemi) ve dört umut faktörüyle (savaş yorgunluğu, pat durumu, Hürmüz'ün kritik konumu, gösterişsüz diplomasi) dengelenmesi gerektiğini öne sürer. Yazarın temel iddiası, ekonomik çöküntü ve diplomatik deadlock'un barış için bir fırsat yaratabilmesi, ancak Netanyahu ve Trump'ın maksimalist isteklerinin bu fırsatı çabucak kapatabilmesidir. Peki ekonomik bunalım gerçekten iki tarafı masaya oturtmaya yeterli olabilir mi?

Bugün İslamabad'da bir barış masası kurulabilecek mi Kimse bu sorunun cevabından emin değil. Ancak ABD-İsrail barış masasının üzerinde bol miktarda endişe, eser miktarda iyimserlik bulunuyor. Gelin hepimizin hayatını yakından ilgilendiren bu masanın muhasebe defterine elimizdeki verilerle bakalım.

RİSKLER

1- YARALI BİRATEŞKES

Risk tarafının en başında tam bir ateşkes durumunun olmaması var.

Ateşkes ilan edilmesine rağmen Lübnan'a saldırıların durmaması, bazı İran hedeflerinin vurulmaya devam etmesi en büyük sıkıntı.

Bunun yanında Körfez semalarında imha edilen füze ve dronlar da dikkat çekiyor. Sağlam bir ateşkes kalıcı barışa giden yoldaki ilk göstergedir.

Maalesef ABD-İsrail-İran denkleminde bu gösterge hiç umut vaat etmiyor.

İsrail geçtiğimiz günlerde Lübnan'da sivilleri hedef aldı. Saldırıda, 300'ü aşkın kişi ölürken 1154 kişi ise yaralandı. Beyrut'ta ise apartmanlar enkaza döndü.

2- KARŞILIKLIGÜVENSİZLİK:

Bir anlaşmaya giden yolda tarafların karşılıklı güveni esastır. Bu açıdan bakıldığında yeryüzünde anlaşmaya gidemeyecek iki ülke varsa İran ve ABD olabilir.

Haberin Devamı

Bir tarafta 50 yıla yakındır bütün retoriğini "şeytan" olarak tanımladığı Amerika'ya karşı kuran bir İran rejimi, diğer tarafta onu Taş Devri'ne çevirmeyi ve bütün medeniyeti yok etmeyi vaat eden bir ABD Başkanı.

Aynı masaya bile oturamayan heyetler üzerinden yürümesi beklenen zor bir barış trafiği.

3- NETANYAHU'NUNYOLU

Ateşkesin ihlalinde İsrail'in öne çıkması kimse için herhalde sürpriz olmamıştır.

Barış ve Netanyahu kelimelerini aynı cümlede geçirmek bile absürt olacak ama Netanyahu barış istemiyor. Sadece Lübnan'da uzun bir çatışma yaratması açısından da değil.

Dikkat edin ABD-İran çatışmaları Hürmüz dolayısıyla ilk kez sönümlenecek olduğunda İsrail, Trump'ı bile kızdırarak Güney Pars gaz sahasına saldırdı.

Geçen hafta da Trump'ın İran'a verdiği sürenin dolmasına yakın yine Güney Pars sahası İsrail tarafından vuruldu.

Netanyahu'nun Trump'a rağmen bir barış masasını dağıtması küçümsenemeyecek olasılıklar dahilinde.

Haberin Devamı

4- OLMAYACAKDUALAR

Uluslararası ilişkilerde "Olmayacak dua" yerine "maksimalist talepler" terimi kullanılır.

Bu konuda İran başlı başına bir ekol sayılabilir. Ancak Trump'ın Grönland'dan Nobel'e uzanan talep listesiyle kıyaslandığında İran'ın talepleri bile mütevazı kalabilir.

Hem ABD'nin hem İran'ın kalıcı barış için öne sürdüğü şartları alt alta koyunca masaya bile oturmalarına gerek yok diyebiliriz. Arada uçurum var.

Amerikan heyeti İran'ın 10 maddelik listesi için "yapay zekâ ürünü gibi" diyor. İran ise ABD'nin metninin neredeyse yok hükmünde olduğunu ima ediyor.

5- HÜRMÜZDİLEMMASI

İran'ın Hürmüz Boğazı'nda elde ettiği pozisyon savaşın devamı açısından en büyük risklerden biri.

Haberin Devamı

İki tarafın da çatışmaya geri dönmesinin en kestirme yolu buradan geçiyor. İran, mevcut durumu daha da sıkılaştırarak elindeki kozu sonuna kadar oynamayı tercih edebilir. Hürmüz Boğazı'nı kriptoyla 'Deli Dumrul' vergisine bağlama projesi buna bir örnek.

Trump ise bir Amerikan zaferine inandıramadığı halkının önünde daha kötü bir duruma düşmeyeceğine kanaat getirerek "anlaşmaya uymayan İran'a" geri dönülmez bir saldırının emrini verebilir.

UMUTLAR

1- SAVAŞYORGUNLUĞU