Küresel oyunu değiştirecek anlaşma

Dünyanın diğer ucunda dün imzalanan bir anlaşma bizi yakından ilgilendiriyor.

Hindistan ve Avrupa Birliği uzun müzakerelerin ardından bir Serbest Ticaret Anlaşması (STA) üzerinde uzlaştı.

Bu anlaşma, yerküredeki 2 milyar insanın yeni ekonomik bir yapı oluşturması anlamına geliyor.

Hindistan 1.4 milyarı geçen nüfusuyla birkaç yıl önce Çin'i geride bırakarak dünyanın en kalabalık ülkesi haline geldi.

Ekonomik açıdan henüz Çin'e yaklaşamasa da hem devasa bir pazar hem de bilişimden otomotive hayati sektörlerde küresel bir güç olmaya çalışan bir aktör.

AB'nin içinde bulunduğu sıkıntıları ise burada sıklıkla dile getiriyoruz. Nüfusu yaşlanıyor, eskisi gibi üretemiyor, siyasi sorunlar yaşıyor.

Üstelik bir süredir Donald Trump ekonomik ve politik yaptırımlarla Avrupalıları canından bezdirmiş vaziyette.

Bu durum Avrupa'yı doğuda ve batıda yeni arayışlara itiyor. AB liderleri bu yaklaşıma 'stratejik özerklik' adını veriyor.

Haberin Devamı

27 uluslu birlik son dönemde Latin Amerika, Endonezya ve Japonya ile benzer anlaşmalar imzaladı.

Ancak AB'nin Hindistan'da bir serbest ekonomik bölge yaratan bu son anlaşması hem kapsamı hem de Türkiye'yi etkilemesi bakımından diğerlerinden çok daha önemli.

Malum Hindistan-Avrupa ilişkilerinin arka planında 17. yüzyıldan itibaren yaşanan trajik bir sömürgeleştirme tarihi var.

Bağımsızlığının üzerinden sadece 80 yıl geçen Hindistan bugün dünyanın 4. büyük ekonomisi olmuş vaziyette.

Ancak tablonun bir de diğer boyutu var. Aynı Hindistan kişi başına düşen gelir açısından 140. sırada bulunuyor.

Yani halkı fakir bir üretim devi var karşımızda. İstikrarlı bir küresel oyuncuya dönüşebilmesi için bunu değiştirmesi gerek. Artık bu fırsat eline geçmiş durumda.

AB ve Hindistan arasında dün imzalanan anlaşmanın müzakereleri neredeyse 20 yıldır sürüyordu.

Ancak Trump döneminin etkisiyle son dönemde hız kazandı ve dün nihayete ulaştı.

Şimdi sanayiden hizmet sektörüne gümrük bariyerlerinin ortadan kalktığı yepyeni bir yapı olarak karşımızda.

Bu anlaşmanın en çok Çin'i olumsuz etkileyeceği düşünülüyor. AB üretiminin önemli bir kısmı Hindistan'a kayacak.

Gelelim bizi ilgilendiren boyuta.

Haberin Devamı

Türkiye imzacı ülkelerden biri olmamasına rağmen bu anlaşma Gümrük Birliği dolayısıyla bizi de yakından ilgilendiriyor.

Türkiye 1996'dan bu yana Gümrük Birliği üyesi.

Ancak AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği anlaşması güncel birçok sektörü ve yapıyı kapsamıyor. (Bu konuda bilgi sahibi olmak için Sedat Ergin'in geçen hafta Oksijen'de hazırladığı kapsamlı dosya tavsiye olunur.)

AB'nin Hindistan gibi ülkelerle STA imzalaması Türkiye'yi şöyle etkiliyor: Türkiye, kendi gümrüğünü AB ile uyumlu hale getirdiği için üçüncü ülke ürünlerinin Türkiye pazarına girişi kolaylaşıyor.

Ancak Türkiye bu ülkelerle benzer STA'lar imzalamadıkça otomatik olarak aynı pazardan faydalanamıyor.

Haberin Devamı

O yüzden Gümrük Birliği'nin mevcut hali Türkiye'nin ticari dengesinde bir asimetri yaratıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bir süredir AB'nin bu konuda adım atması gerektiğini ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini vurguluyor.

Aslında AB'nin bu konuda Türkiye ile 2016'da imzalanan Göç Anlaşması çerçevesinde bir taahhüdü de var. Ancak AB verdiği sözü tutmak yerine bu konuyu siyasi bir malzeme olarak kullanmayı tercih ediyor.

Türk iş dünyası ise bu konunun siyasetten ayrı olarak ele alınmasının hem AB hem Türkiye açısından faydalı olacağı görüşünde.

Gümrük Birliği güncellendiği takdirde AB-Hindistan anlaşması Türkiye açısından da bir fırsata dönüşebilecek.

Haberin Devamı

Trump ABD'sinin Avrupa'da yarattığı siyasi iklim bir süre sonra AB açısından Gümrük Birliği güncellenmesini zorunlu kılabilir.

Bence siyaseti ekonomiden ayırmak politikanın doğasına aykırı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (sağda), AB Konseyi Başkanı Antonio Costa (solda), Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin (ortada) katıldığı imza töreni Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlendi.

İRAN'I VURACAK MI VURMAYACAK MI

ABD donanmasının Ortadoğu'da toplanmasının ardından yine aynı soruya döndük.

İran'ı vuracak mı vurmayacak mı

Trump 2016'daki başkanlık seçiminden önce Cumhuriyetçi Parti genel kurulunda yaptığı konuşmada başkan seçilirse dış politikada yapacağı en önemli hamlenin 'öngörülemezlik' olacağını söylemişti.

Haberin Devamı

Öngörülemez olma Trump'a kadar ABD dış politikasında 'haydut devletler' sınıflandırılmasındaki ülkeler için kullanılan kötü bir özellikti.