Britanya Kralı Charles'ın kardeşi Prens Andrew, İngiltere siyasetine nur topu gibi yeni bir kriz hediye etti.
Andrew'un Amerikalı pedofili ve cinsel suç örgütü lideri Jeffrey Epstein ile dostluğu uzun süredir Kraliyet ailesinin üzerinde kara bir bulut gibi dolanıyor.
Küçük yaşta Epstein çetesinin eline düşen Virginia Giuffre, henüz reşit değilken Andrew ile birlikte olmaya zorlandığını açıkladığında ilk darbe gelmişti.
Daily Mail gazetesi 2011'de Andrew ile Giuffre'nin Londra'da çekilmiş fotoğrafını yayınlamış, buna rağmen Prens, BBC'deki söyleşisinde, "Hiçbir ilişkim olmadı. Fotoğrafı hatırlamıyorum. Bütün iddiaları şiddetle reddediyorum" demişti.
Bu söyleşiden birkaç ay sonra 2020'de Andrew'ün askeri unvanlarından ve Kraliyet görevlerinden uzaklaştırıldığı duyuruldu.
Haberin DevamıAndrew, 2022'de ABD'de açılan cinsel istismar davasında Giuffre'ye resmi olarak açıklanmayan bir uzlaşı bedeli ödemeye razı oldu. Bu rakamın 12 milyon dolar olduğu söyleniyor.
Hatta uzlaşı için o dönem Kraliçe Elizabeth'in kendi hesabından Andrew'ya para verdiği de iddia edildi.
Fakat olay burada bitmedi. Suçlamaların sahibi Giuffre geçen nisan ayında yaşamına son verdi. Ölmeden önce de bütün yaşadıklarını anlattığı bir kitap yazdı.
Bu hafta piyasaya sürülen kitapta Kraliyet ailesinin kimsenin görmesini istemeyeceği detaylar var.
Genç bir kadının bir pedofil çetesinin eline düşmesi ve dünyanın "en seçkin" olduğu iddiasındaki insanların ne kadar alçalabileceğine ilişkin haberler bir haftadır İngiliz gazetelerinin manşetinde.
Bütün bu hengâme karşısında Kraliyet ailesi hafta sonunda apar topar Andrew'ün, York Dükü unvanından feragat ettiğini açıkladı. Ancak "doğuştan gelen" prenslik unvanına dokunulmadı.
Kraliyet ailesini yakından takip eden gazeteciler, Charles'tan sonra kral olması beklenen Prens William'ın bu konuda Kral'ın aksine amcasının saray ile bütün bağlarının koparılması görüşünde olduğunu iddia ediyor.
Zaten iş biraz da zorunlu olarak bu yönde gelişecek gibi.
Bu duyurudan bir gün sonra bu kez Andrew'ün koruma polisine, Virginia Guiffre'yi araştırması talimatı verdiği ve internette kadına karşı karalama kampanyası yapmak için bir trol ekibi kurduğu ortaya çıktı.
Haberin DevamıKamuoyunun tepkisiyle benzerine az görünecek şekilde Kraliyet ailesi ile Parlamento karşı karşıya geldi.
Geleneksel olarak Britanya'da Parlamento'nun kamu fonlarının denetimi dışında Kraliyet ailesine yönelik bir soruşturma hakkı bulunmuyor. Kraliyeti mecliste hükümet ve bakanlar temsil ediyor.
Önceki gün İskoç Ulusal Partisi lideri Stephen Flynn, Birleşik Krallık hükümetini Andrew'ün unvanının elinden alınması için önerge vermeye çağırdı. Buna iktidardaki İşçi Partisi'nin birkaç milletvekilinden de destek geldi.
Böylece Prens Andrew, sadece hükümet değil, Britanya siyasetinde milletvekilleri açısından bile tabu olan bir kraliyet-meclis tartışmasını da tetiklemiş oldu.
Birleşik Krallık parlamentosunda siyasi kariyerini kadın hakları ve istismar mağdurlarına destek sayesinde inşa etmiş milletvekilleri var. Bu ortamda yüzyıllık teamüller Prens Andrew'ü kurtarmaya yetecek mi, göreceğiz.
SARI YELEKLİLERİN İNTİKAMI
PIcasso'ya atfedilen bir söz var. "İyi sanatçılar taklit eder, büyük sanatçılar çalar."
Sanırım Louvre Müzesi soygununu böyle yorumlamak mümkün.
Bir tadilat işi görünümüyle müzenin önüne vinçle yanaşan sarı yelekli soyguncuların dünyanın en ünlü müzesinde 7 dakikada yaptığı operasyon simgesel bir performans sanatı sayılabilir.
Hatırlarsınız, sarı yelekler 2018'de Fransa'yı kasıp kavuran sokak eylemlerin simgesi olmuştu.
Akaryakıt vergisindeki artışa tepkiyle başlayıp ülkedeki sosyal adaletsizliğe karşı bir harekete dönüşen gösteriler Fransa'da hem sağ hem soldaki "elitizme" bir isyan olarak görülmüştü.
Gösteriler bir süre sonra durulsa da Fransız siyasetinin o dönemden bu yana toparladığını söylemek pek mümkün değil. Sarı yeleklilerin ülke siyasetinde

81