Köprüden önce son çıkış

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki saldırısıyla başlayan kaosta oyunun sonuna doğru ilerlediğimiz anlaşılıyor.

Son günlerde Trump ve İran cephesinde yaşananlar bir diplomatik satrançtan ziyade minder güreşine benzese de bu sürecin pek de değiştiremeyeceği birkaç sonuç var.

Öncelikle petrolün dünyadaki enerji sistemine hâlâ hükmettiği acı ve kati bir şekilde anlaşıldı.

Tekrarlamaya gerek yok. Trump yönetimi savaşın başında ilan ettiği amaçlardan hiçbirine ulaşamadı. Bunun temel nedeni İran'ın petrol ve gaz arzını dumura uğratması.

İsrail, İran'a ait Güney Pars sahasını vurmuştu.İran da cevap olarak Katar'a ait Ras Laffan gaz tesisini vurdu.

Haberin Devamı

ABD içinde Trump açısından işlerin beklenildiği gibi gitmediğini gösteren üç temel veri var.

- Benzinin galon fiyatı ABD'de bir ay içinde 3 dolardan, 3.98'e ulaştı. "Benzinin sudan ucuz olmasının" temel ekonomi kuralı olduğu Amerikalı için bu tam bir felaket. Tabii Trump için daha büyük felaket.

- Son anketlere göre Amerikalıların yüzde 61'i İran savaşının doğru şekilde yürütülmediğini düşünüyor.

- Trump'ın ekonomi yönetimine halk desteği yüzde 29'a düşmüş vaziyetinde. Bu Biden'ın en kötü döneminden bile daha düşük bir oran.

İran savaşının başında hesabını doğru yapamayan Trump yönetiminin şimdi Hürmüz'de son bir darbe ve uluslararası sistemi manipüle ederek köprüden çıkmaya çalıştığı anlaşılıyor.

Dün itibarıyla iki bine yakın gemi Basra Körfezi'nde sıkışıp kalmış vaziyetindeydi.

ABD bölgeye 10 bin asker yollarken İran 1 milyon askerin hazır duruma getirildiğini açıkladı ve Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı konusunda en sert tehditleri savurdu.

Diğer tarafta Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın sertleşen tavrı başka bir fırtınanın da yakın olduğu izlenimini veriyor.

Donald Trump

Haberin Devamı

HESAPLARI DEĞİŞTİREN DARBE

İşin bu noktaya gelmesinde en kritik hamle İsrail'in İran'a ait Güney Pars sahasını vurması oldu.

İran doğalgazının yüzde 70'ini üreten bu bölgede en büyük oyuncu Çin. Uluslararası yaptırımlar dolayısıyla Çin birkaç yıl önce bölgedeki yüzde 30'luk payından resmi olarak feragat etse de fiilen buradan ayrılmadı. Özetle bu darbeyle İsrail, Çin'i vurmuş oldu.

Trump için işlerin tam anlamıyla sarpa sarmaya başladığı an da buydu.

İran cevap olarak hemen karşısındaki Katar'a ait Ras Laffan gaz tesisini vurdu. Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış gaz tesisi Rusya yaptırımları dolayısıyla Avrupa'nın temel gaz kaynağı vaziyetinde.

Buradaki hasarın 5 yıldan önce onarılamayacağı, dolayısıyla gaz fiyatlarının kalıcı olarak yükseleceği söyleniyor. Tabii bu da en çok Avrupa'yı etkileyecek.

Haberin Devamı

Özetle bu darbelerle İsrail Çin'i, İran da Avrupa'yı vurmuş oldu. Ama iki darbe de Trump'ın savaş stratejisine büyük zarar verdi.

İşte şimdi ABD, bir hasar kontrol hesabı yaparak Hürmüz üzerinden bir çıkış planı oluşturmaya çalışıyor.

Ancak gözden kaçırılmaması gereken bir nokta daha var. Bu son derece kirli bir savaş.

Hesap hatasıyla çığırından çıkan enerji piyasası bir taraftan da herkesin gözü önünde manipüle ediliyor.

Hafta başında Trump, Hürmüz'e yönelik tehdidinin ardından saldırı yerine son anda "İran'la konuşuyoruz" açıklaması yapınca petrol fiyatları saniyeler içinde büyük bir düşüş yaşadı.

Bu açıklamadan sadece 15 dakika önce 580 milyon dolarlık bir işlemin yapıldığı anlaşıldı.

Haberin Devamı

Bu büyüklükte bir işlemle birkaç dakika içinde nasıl milyarlarca dolar kazanç elde edilebileceğini finansçılar gayet iyi bilir.

Bu, tahminen ABD'nin savaş sırasındaki bütün ekonomik kaybını telafi edebilecek bir rakama denk geliyor. Tabii ki bu paranın hepimizin cebinden çıktığını söylememe gerek yok sanırım.

Şimdi kirli bir savaşın çıkış hamlesine yaklaşıyor gibiyiz. Yaşananlara bakılırsa bu son aşamanın da temiz geçmeyeceği ortada.

Yine de bütün bu kaos sürerken Türkiye ile birlikte birkaç ülkenin sakin ve yapıcı tavrının kıymetli olduğunu düşünüyorum. Eğer çatışma bir süre sonra sulh yoluna girerse bunun önemi daha iyi anlaşılacak.

İran Dini LideriMücteba Hamaney